Manşet Teknoloji

100. yılında internet

Temmuz ayında, insanlığın Ay’a seyahatinin 50’nci yıldönümünü kutladık. Ancak 1969 senesinin tek çığır açıcı gelişmesi bu girişim değildi. Bugün, sayesinde trilyonlarca dolarlık bir ekonominin yükseldiği internet için atılan ilk adım da aynı sene içerisinde, 29 Ekim’de gerçekleşmişti. Profesör Leonard Kleinrock’in koordine ettiği University of California, Los Angeles’tan bir grup lisansüstü öğrencisi, Stanford Research Institute’dan başka bir takımla, tarihin ilk bilgisayarlar arası iletişimini gerçekleştirmişti. Arpanet ağının mümkün kıldığı bu gelişme yarım asırlık ömrünü geride bırakırken, siyasetten topluma, endüstriyel gelişimden psikolojiye kadar yaşamımıza getirdiği tüm olumlu ve olumsuz gelişmeler ortada. Peki, internetin bir sonraki 50 yılı nelere gebe olacak?

Pew Research Center Internet and Technology Project ve Elon University Imagining the Internet Center işbirliği tarafından hayata geçirilen bir anket, teknoloji ve akademi dünyasının yakından tanıdığı 530 uzmana bugün ve 2069 yılları arasında internetin hangi aşamalarına tanık olacağımızı sordu. Erik Brynjolfsson, David Bray ve Lindsey Andersen’in de aralarında bulunduğu; Oxford, Cambridge, MIT, Stanford ve Carnegie Mellon üniversitelerinden, Google, Microsoft, Facebook, Amazon, Kernel, Kyndi, BT ve Cloudflare gibi şirketlerden ve Internet Hall of Fame’den katılan birçok ismi içeren uzmanlar grubu, internetin 50 yıl sonra hayatımızda işgal edeceği konumun insanlığın bilgi, vicdan ve hedef arasındaki denklemi nasıl tasarlayacağına bağlı olacağı konusunda hemfikir olsa da, iyimser ve kötümser senaryolara eğilimlerinde kendi içinde farklılaşıyor.

Geleceğe yönelik sorular nasıl şekilleniyor?

Bir başlangıç ya da konunun aciliyetinin fark edilişine dair bir tarih vermek gerekirse 2016 yılı için internetin demokratik geleneğe ve geleceğe verebileceği gerçek zararları keşfettiğimiz yıl oldu diyebiliriz. Dolayısıyla en teknik konudan büyük resme dair daha kapsayıcı konulara kadar internete yönelik her adımı bu zararları referans alarak değerlendirme eğilimindeyiz. İnternet, platform şirketlerinin yaşayacağı dönüşümlerden gündelik hayatta kullanacağımız yeni aplikasyonlara, bugün itibarıyla öngörülebilen gelişmelerden şu an için kestirmesi güç atılımlara kadar pek çok soruyu barındırıyor. Kurumlarını temsilen değil, kişisel yanıtlarıyla yer alan 530 uzmana yöneltilen sorulardan internete yönelik en genel olanları ise şu şekildeydi: “2019 yılı internet bağlantısının iki bilgisayar arasında gerçekleştirilebilmesinin 50’nci yılı. Bir sonraki 50 yılı düşünün. İnternet ve dijital yaşam bundan 50 yıl sonra nasıl olacak?”

Yasal düzenlemelerdeki boşluklardan yararlanan internet girişimlerinin sona ereceği; kamu yararını gözetecek dijital politikaların geliştirileceği; internetin oksijen gibi yokluğunda yaşamın mümkün olamayacağı kadar yaygınlık kazanacağı; internet temelli bilimsel ilerlemelerin insan ve makine ayrımını muğlaklaştıracağı, kişiye özgü dijital yaşam tasarımlarının yapılacağı; mesafe, dil ve zaman gibi engellere takılmayan iletişim formlarının hayata geçeceği, toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin sona ereceği ya da kişisel mahremiyetin bir sorun olmaktan çıkarak insanların daha iyi sağlık, güvenlik ve eğlence imkânlarının gelişmesi için bilgilerini rahatlıkla paylaşacağı gibi birçok öngörü bulunuyor paylaşılanlar arasında. Katılımcıların yüzde 72’si internetin insanlık için çok daha iyi bir gelecek yaratacağına inanırken, yüzde 25’i kötümser senaryoların gerçekleşme ihtimalini daha muhtemel görüyor.

Anonim yanıtlarsa biraz daha mesafeli ve eleştirel bir tavrı barındırıyor. Sorunlara teknolojinin değil, kurumların regülasyonları hayata geçirmekteki eksiklerinin ve toplumu anlamamalarının yol açtığına inananlar; her bir yeni teknolojiyle olasılığı yükselen kişisel veri ihlali ve siyasi suiistimal pratiklerinin ancak ve ancak bu teknolojilerin hızına, kapsamına ve neden olabilecekleri distopik senaryo ihtimallerine uyum sağlayabilen inovatif bir yasal sistemin geliştirilmesiyle aşılabileceğini savunuyor. Bir grupsa, Facebook’un üst düzey yöneticilerinin yargılanacağını ve bu yargılamanın dijital dünyadaki reform sürecini başlatacağı fikrinde. Teknoloji dehalarının da insanlık suçu işleyebileceğine ve sorumluluk sahibi olmaları gerektiğine inandığımızda, değişimin de önünü açmış olacağız.

Benzer Yazılar

Kültürden ne haber?

Ad Hoc

Yabani otlar ve robotlar

Ad Hoc

Yeni sevdamız: Komplo teorileri

Ad Hoc