Ekonomi

21’inci yüzyıl becerileri

Yılana kanarak yasak ağacın meyvesini yiyen Adem ile Havva’nın Aden Bahçesi’nden kovulduklarını anlatan öykünün ortaya çıkışından bu yana insan, bulunduğu ortama kendini sürekli adapte ederek devamlılığını sağlayabilen bir varlık oldu. Bunu gerçekleştirirken kendini diğer varlıklardan ayıran en dikkat çekici özellikleri de hep onunlaydı: Gelişmiş düşünme kabiliyetiyle içinde bulunduğu ortamı kendi gereksinimlerine göre yeniden tasarlayabilme becerisi…

İnsan, avcı toplayıcı olduğu günlerden bugüne gelinceye kadar bir yandan içinde bulunduğu tabiatı tanımaya, onu olabildiğince kontrol etmeye çalıştı. Hatta bugün ulaştığı birikimleriyle uzayın derinliklerindeki yaşamı tasarlar hale geldi. Sürdüregeldiği var olma mücadelesindeki kazanımlarını bir sonraki kuşaklara aktarmanın yollarını, araçlarını geliştirdi. Böylece kuşaklar arasında bilgi ve beceri aktarımını, dünya üzerindeki bir başka canlı formunun henüz yapamadığı düzeyde gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye de devam ediyor.

Bugün sahip olunan teknoloji, bilgi, beceriler, hemen her alanda sahip olunan kazanımlar, ileri üretim kapasiteleri, insan beyninin işleyişinin anlaşılmasına yönelik çalışmalar, beyin tabanlı modellemeler ve insanlığın geleceğe yönelik hayalleri, 21’inci yüzyıl insanını kendinden öncekilerden farklı becerilere sahip olma mecburiyetiyle karşı karşıya bırakıyor.

Bu bağlamda nasıl ki 20’nci yüzyıl dünya savaşları çağı ya da uzay çağı olarak tanımlanıyorsa, 21’inci yüzyıl da dijital çağ olarak tanımlanabilecek. Bu tanımlamada belirleyici etken güç, içinde bulunduğumuz çağı şekillendiren algoritmalarla katlanarak artan yapay zekâya dayanan teknolojik gelişmeler olacak. Algoritmalara dayanan dijital kabiliyetler neticesinde kazandığımız yenilikler ve imkânlar hepimizin yaşamın biçim ve kalitesiyle olduğu kadar çevremizle kurduğumuz etkileşimi de hatırı sayılır biçimde değiştirdi, değiştirmeye de devam ediyor.

Bu değişim, sokaktaki sıradan insandan tutun da en karmaşık sayısal işlerle uğraşan kişiden ya da kadim geçmişe dair bir metni çözümlemeye çalışan kişiye kadar hemen herkesin bilgisine, hareketliliğine, işbirliğine, gelişmiş iletişim becerisine ve uzmanlık seviyesinde düşünme becerilerine sahip olmasını talep ediyor. Bu talepleri karşılamak da kaçınılmaz olarak eğitimin birincil görevi haline geliyor.

Kendini “güncel”lemek

Bugünün eğitim dünyası, geçmişte olduğundan daha fazla, dijital dünyayı, algoritmaları, ulaşılan teknolojiyi, endüstriyel kazanımları, insanlığın iyiliğini, refahını, huzurunu sağlayacak bilince, etik anlayışa sahip insanları yetiştirme sorumluluğuyla karşı karşıya. Eğitim bu sorumluluğunu yerine getirmeye çalışırken hepimizin bilgisayar dünyasından aşina olduğumuz güncelleme eylemi artık 21’inci yüzyılda insanlar için de kaçınılmaz hale geldi. Her alanda hızla katlanarak artan bilgiyle dijital dünyanın sunduğu hayatı kolaylaştırıcı uygulamalar, 21’inci yüzyıl insanını yeni bilgiler ve beceriler edinme göreviyle karşı karşıya bırakarak öz güncellemesini yapmaya zorluyor. UNESCO, eğitimin dört temel yeteneği insanlara kazandırmasını tavsiye ediyor. Bu yetenekler, bilmeyi öğrenme, yapmayı öğrenme, birlikte yaşamayı öğrenme ve var olmayı öğrenmedir. Bu dört yetenek, aynı zamanda toplumun sunduğu bütün fırsatların avantajlarından yararlanma olarak tanımlanabilecek yaşam boyu öğrenmeye de katkıda bulunuyor.

UNESCO’nun tavsiyeleri doğrultusunda kişilere kazandırılacak dört temel yetenek baz alındığında, P21 olarak bilinen Partnership for 21st Century Skill, 21’inci yüzyıl becerilerinin öğretilmesi için bir çerçeve oluşturuyor.

P21, öğrenme ve yenilik becerileri; bilgi, medya ve teknoloji becerileri; yaşam ve kariyer becerileri olmak üzere üç öz unsur altında 11 yetkinlik tanımlıyor: Bu çerçevenin standartlar, değerlendirmeler, müfredat, talimatlar, profesyonel gelişim ve öğrenme ortamlarından oluşan bir destek sistemi de söz konusu.

Yeni becerilerle oluşan yeni bir insan

Birinci ortak beceri seti, öğrenme ve yenilikçi becerilerle ilgili olup iletişim ve düşünme kabiliyetini içerir. İkinci ortak beceri seti, iletişim teknolojisi becerilerinde ustalığa önem verir. Bilgisayara veri girmek, internette gezinmek, bilgisayar ortamında bir metin oluşturmak, bu metni saklamak, gerekirse bu metni yeniden tanzim etmek ve bilgi okuryazarlığı becerileri gibi geleneksel bilgi teknolojileri becerilerinin kazandırılmasını amaçlar.

Bunlara ilave olarak uygun bir şekilde ve etik olarak çevrim içinde bilginin araştırılması, değerlendirilmesi ve bulunan bilginin alıntılanması gibi bilginin gelişmiş kullanımını gerektiren becerileri de kişilerde davranış biçimine dönüştürmeyi amaçlar. Üçüncü ve son beceri ise 21’inci yüzyılın hızla değişen dünyasında kişinin yaşamak ve çalışmak için sahip olması gerektiği düşünülen genel yeteneklere odaklanır. Bunu yaparken de vatandaş olmanın etik boyutlarını da vurgulayarak kişisel, ulusal ve küresel sorumlulukların kişide oluşmasını, olgunlaşmasını ve içselleştirilmesini amaçlar.

Öğrenme ve yenilik

Öğrenme ve yenilik, öğrenmeyle ilintili beceriler ve bilgiyi kapsayan dört temel unsuru içeriyor. Temel konular, 21’inci yüzyılda istisnasız herkesin bilmesi gereken ve “3MA” biçiminde özetlenebilecek bilgilerdir; “okuMA”, “yazMA” ve “aritMAtik”. Bunlara dil, sanat, estetik, fen bilimleri, matematik, beşeri bilimler ve yurttaşlık bilgileri de ilave edilebilir. Yukarıda değinilen bilgi ve becerilerin yanı sıra 21’inci yüzyıl insanı için eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri, iletişim ve işbirliği becerilerinin yanı sıra yaratıcılık ve yenilikçilik gibi olmazsa olmaz beceriler ve bilgiler de söz konusudur. Hızla değişen toplumda gelişen teknolojinin bir sonucu olarak küresel bazda yoğunlaşan insanlar arası bağlantılar ve katlanarak artan bilgiye erişim için bu yumuşak becerilere sahip olmak her yaştan kişi için hayati bir role sahip.

Sayısal okuryazarlık

Sayısal okuryazarlık üç ana unsurdan oluşur: bilgi okuryazarlığı, bilgi ve iletişim teknolojisi becerileri ve medya okuryazarlığı. Bilgi okuryazarlığı, bilgilerin edinilmesi, kullanılması ve paylaşılması için etkin ve etik biçimde bilginin seçilmesi, değerlendirilmesi ve kullanılması yeteneğidir. Bilgi ve iletişim teknolojileri becerisi, bilgi kümelerini yaratabilmek, değerlendirebilmek, bütünleşik hale getirebilmek, yönetebilmek ve bilgiye erişebilmek için sayısal teknolojiyi, iletişim araçlarını ve / veya ağları kullanma becerisidir. Medya okuryazarlığı ise disiplinler arası bir niteliğe sahip olup tüm bildirişim biçimlerini kullanarak her türlü mesaja erişme, onları analiz edebilme, değerlendirme ve sonrasında eyleme geçme yeteneği ile ilintili.

Günümüzde internet ve sayısal teknolojinin geldiği nokta itibarıyla insanlar daha önce hiç olmadıkları kadar birbirleriyle ilintili ve dijital teknolojilere bağımlı hale geldiler. Gün geçtikçe artan sayıda aktivite bilgisayar ve internet destekli olarak planlanıyor ve icra ediliyor. Dijital teknolojiler öğrenme, iletişim, işbirliği ve bilginin yaratılması fırsatlarını yaygınlaştırıyor. Eğitim ve iş hayatındaki pek çok aktivitenin dijital platformlar üzerinden icrası kişilerin dijital teknolojilerin gücünü kullanabilmeleri için gereksinim duydukları bilgi ve becerilerle yüzleşmelerini sağlayarak farkındalıklarını artırıyor.

Bu faaliyetler esnasında kişiler sorgulayıcı öğrenme fırsatlarıyla karşı karşıya getiriliyor. Kişilerin bu süreci yönetebilmeleri için bilgiyi oluşturmaları gerekiyor. Bunun gerçekleştirilmesi için de kişilerin bilgi okuryazarlığı yetkinliğine sahip olmaları önem arz ediyor. Bunlara ilaveten kişiler, edindikleri bilgi ve iletişim teknolojileri becerisiyle günlük yaşamlarında kullandıkları teknolojik araçlarını sorgulayıcı öğrenme sürecinde etkin bir biçimde kullanabiliyorlar.

Yaşam ve kariyer becerileri

Yaşam ve kariyer becerileri kişilere, bilgi tabanlı toplum ve küreselleşmiş bir ekonominin yarattığı çalışma ortamları ve karmaşık yaşamla baş etme imkânı sağlar. İçerik bilgisi ve düşünme becerilerine ilaveten, oldukça zor çalışma koşullarına uyum sağlamaya hazır bulunmaları, ağır iş yüküyle baş edebilmeleri, ertelenmez son tarihlere uymaları, müşterek olarak onaylanmış hedefleri gerçekleştirmek için paydaşlarıyla çalışmaları ve etkileşim halinde olabilmeleri gibi yumuşak becerilere sahip olmaları beklenir kişilerden.

Tüm bu değinilenlerin ışığı altında 21’inci yüzyıl becerileri için bir formül yazılması istenirse bu formül 3MA + İKİBEYK olarak kurgulanabilir.

Küresel ekonomik yapı, sahip olunan bilgi toplumu niteliği, toplumsal sürdürülebilirliğin sağlanması ve dünya üzerinde süregiden var olma mücadelesi, “ben de varım” demeyi kaçınılmaz kılıyor. Bunu ifade edebilmek ve davranışa dönüştürmek de yukarıda değinilen bilgi ve becerilerin gelecek kuşaklara aktarılmasını, mevcut kuşakların da bu becerilerle donatılarak yaşamın içinde kalmalarının sağlanmasını gerektiriyor. Bunun için de hem eğitimde hem de bireysel yaşantıda reform yapılması bir gerek haline geliyor. Gelecekte hem toplumsal hem de kişisel tabanda değişimi yapan, öz güncellemesini gerçekleştirebilen var olmaya devam edecek, yapamayan etkisizleşerek kaybolacak. Bu nedenle de aileden başlayarak yaşamın her aşamasında kişilere kendi geleceklerinin mimarları olmaları yönünde destek olunması önemli bir katkı olarak değerlendirilebilir.

Hakan Dilman, Öğretim Üyesi

Benzer Yazılar

Yeşil ekonomiden sonra bir de mor ekonomiyi tanıyın

Ad Hoc

Bir ‘yumuşak güç’ öğesi olarak dizilerimiz

Ad Hoc

Eşitsizliğin doğal mekanizmaları

Ad Hoc