Genel Kültür Manşet

Adventure oyunları ve LucasArts efsanesi

Animasyonu belirli kalıplar içine alsak da artık bilgisayar oyunlarının da bir yanıyla animasyonun altında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnteraktif animasyon diyebileceğimiz bir alt sınıf olabilir elbette. Ancak kabul etmeliyiz ki bazı örnekler insanlar üzerinde uzun bir çizgi film izlemiş etkisi bırakıyor. Bugünün yüksek kaliteli oyunlarını düşününce üstteki tanım birçok oyun için kullanılabilir.

‘‘Pixar’’ filmi izler gibi oynanan oyunlar artık günlük hayatımızın bir parçası. Ama 90’larda durum pek de böyle değildi. Etrafta on binlerce oyun olmasına rağmen animasyon kalitesi olarak bahse değer sayılabilecek oyunların sayısı epeyce düşüktü. Belki de LucasArts şirketinin 90’lara damga vurmasının en önemli sebeplerinden biri de bu diyebiliriz. Animasyonu çok ciddiye alan bir şirket olduğu için özellikle Adventure oyunlarında bir ekol haline gelen bu yapının The Day of the Tentacle, Full Throttle, Monkey Island serisi, The Dig ve elbette Grim Fandango gibi oyunlarını incelediğimizde hem sinematik hem de oyun kısmının ayrı ayrı çok iyi göründüğünü söyleyebiliriz.

LucasArts 1986 yılında Adventure oyunlarını üretmeye başladı.

Türün altın çağı

Konuya daha derin bir giriş yapmadan Adventure oyunlardan da kısaca bahsedelim zira adına bakarak oldukça yanlış izlenim yaratabilen bir tür. Sinema ya da edebiyattan farklı bir durum var oyun alanında. İsimlerin kaynağı içeriği değil, oynanış türüne dayalı. Hatta ve hatta ismin asıl kaynağı, türü yaratan oyun. 1976 yılında piyasaya sürülen ve türünün ilk örneği olan ‘‘Colossal Cave Adventure’’ (sadece Adventure diye de anılıyor) türe adını da veriyor.

Başlangıçta sadece text bazlı olarak üretilen oyunlar zamanla basit grafiklere sahip oluyor. Bu dönemde oyunlar genellikle çok basit bir odada başlıyor. Oyuncu, birinci kişinin gözünden gördüğü odalardan çıkıp maceralara atılıyor. Bu dönemde ekrana yazı yazarak emir veriliyor. ‘‘Yürü’’, ‘‘İncele’’ gibi komutlarla oyunda yol almaya çalışılıyor. Tabii bu hep böyle gitmiyor ve teknoloji ve oyun sektörü ilerledikçe daha eğlenceli ve kullanışlı oyunlar üretilmeye başlıyor. Birinci tekil şahısın gözünden çıkıp karakterimizi gördüğümüz, hatta interaktif bir animasyona döndüren geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz.

Adventure oyunları bulmaca çözmeye benziyor. Hikâye anlatımının içine yedirilmiş küçük ve büyük bulmacalar arasında yol alan kahramanımız objeler toplayarak, başka karakterlerle etkileşime geçerek sorunları çözmeye ve oyunun bize hazırladığı evreni keşfetmeye çalışıyor. Bu anlamda en dolu içeriği sahip oyun türlerinden biri olduğunu söylersek yanlış olmaz. Ama bugün konumuz bu değil.

George Lucas, Star Wars’un başarısından sonra yeni denizlere yelken açtığı dönemde çok önemli bir girişime imza atıyor. Lucasfilm ‘‘Computer Division’‘ adını verdiği bu yapının içinde iki önemli bölüm mevcut. Bunlardan biri grafik alanında çalışıyor ve gelecekte hepimizin tanıdığı ‘‘Pixar’’ adını alıyor. Diğeri ise bilgisayar oyunları alanında çalışıyor ve sonunda LucasArts haline geliyor.

LucasArts her ne kadar Adventure oyunlarını 1986’da üretmeye başlasa da bu oyunların ciddi bir kitleye ulaşıp alanında önemli örnekler sayılması 90’ların başına kadar sürüyor. Şirket sadece Adventure tarzı oyunlar yaratmak için kurulmuyor hatta Star Wars ve çeşitli simülasyon oyunları da üretiyor ancak şirketin efsane oyunları arasında sayılanlar yine Adventure oyunlar.

Çığır açan yenilikler ve yöntemler

Tüm bunlardan bahsederken çığır açan bir yeniliğe değinmek gerek. SCUMM (Script Creation Utility for Maniac Mansion) bir oyun motoru. Bu sistem ilk önce ‘‘Maniac Mansion’’ adlı oyun için hazırlanıyor ve daha sonra Adventure türünün ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Bu motor üzerinden çıkan oyunlar daha kolay bir oynanış sunarken animasyonun oyun deneyiminin içine daha fazla girmesine de olanak sağlıyor.

LucasArt’ın uzay temalı oyunu Zak Mc Kracken.

LucasArts’ın ilk Adventure oyunu Labyrinth filmi için yapılan bir çalışma olsa da SCUMM motoru, Maniac Mansion ile birlikte geliyor. Bunu ‘‘Zak McKracken and the Alien Mindbenders’’adlı, uzay temalı bir oyun izliyor. 1989 yılında ise ünlü Indiana Jones serisinin üçüncü filmi Indiana Jones and The Last Crusade’in oyunu geliyor. 1990’a girdiğimizde önce ‘‘Loom’’ çıkıyor. Önceki oyunlar genellikle aynı şekilde oynansa da (objeler, oyuncu tarafından, çeşitli fiillerle birlikte oyundaki yapılarla etkileşime sokularak) Loom oyununda son derece farklı bir yöntem deneniyor. Oyunda karakterimiz, klasik fiiller yerine notalar kullanarak çevresiyle etkileşime giriyor. Oyun dünyası böyle bir yeniliğe hazır olmadığından mı yoksa başka bir sebepten mi bilinmez ama Loom maalesef diğer oyunlar kadar iyi geridönüş alamıyor.

1990 yılında çıkan diğer oyun ise LucasArts’ın en büyük ürünlerinden biri haline gelecek Monkey Island’ın ilk bölümü, The Secret of Monkey Island. Bu oyundan sonra her şey değişiyor. Konu uzum ama daha zamanımız var. Değişimleri ve bundan sonrasını önümüzdeki sayıda incelemeye devam edeceğiz.

Yazı: Kreatif Direktör Gökhan Yücel

Benzer Yazılar

Sıradanlığa övgü: TikTok

Ad Hoc

İnsanlığın yarısını hesaba katmayı unutanların hikâyesi

Ad Hoc

Paparazzo 60 yaşında

Ad Hoc