Kültür Manşet

Altın çağ ve Yedi Cüceler

Animasyon tarihi aynı zamanda bir teknik tarihi olduğu için, teknik atılımların önemli zıplamalara yol açtığını görmemek mümkün değil. Altın Çağ da böyle bir teknik zıplamayla başlıyor; Disney’in ilk ses senkronlu kısası Steamboat Willie ile. Tarihin en ikonik karakterlerinden biri olan Mickey Mouse’un çıkış yaptığı bu animasyon Altın Çağ’ın resmi başlangıcı sayılıyor. Gemide düdük çalan Mickey Mouse görseli ise bugün hâlâ filmlerin başında karşımıza çıkıyor. Açıkçası Disney’in Altın Çağ’ı domine eden kurum olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak bunun tek sebebi Mickey Mouse’un başarısı değil. Walt Disney’in vizyonerliği animasyonun sınırlarının sürekli zorlanıp yeni risklerle birlikte yeni kapıların açılmasını sağlıyor.

Steamboat Willie’nin başarısını Disney’in sıradaki serisi Silly Symphonies takip ediyor. Sinemalarda asıl filmin önünde, müzik eşliğinde izlenen animasyon kısaları olarak düşünülebilecek bu seri Disney’in en önemli silahlarından biri haline geliyor. Bu çizgi filmlerde yeni karakterleri tanıtırken aynı zamanda animasyon tekniğine dair Ar-Ge çalışmalarını da hayata fırsatı buluyorlar. Örneğin, Warner Bros’un Merrie Melodies serisi, direkt Silly Symphonies muadili olarak üretiliyor. Ne var ki rakipleri taklit için çalışırken Walt Disney bir kez daha oyunu değiştirmek için hazırlanıyor.

Mickey Mouse, Steamboat Willie.

İlk uzun metraj animasyon

1934 yılında animasyon dünyasını baştan aşağı değiştirecek yeni projesine başlıyor: Bir uzun metraj animasyon film. O zamanlar için gerçekten çok büyük bir risk… Zaten kardeşinden eşine kadar etrafındaki çoğu kişi de Walt Disney’in bu girişimine karşı çıkıyor. Ancak Disney için bu kaçınılmaz, çünkü sinemalarda gösterilen kısa filmlerden yeteri kadar gelir elde edemiyorlar. Ürettikleri işlerin kalitesi ne kadar iyi olursa olsun kazançları hep belirli aralıklarda seyrettiği için işinin gelişmesinin mümkün olmayacağını gören Walt Disney Pamuk Prenses ve 7 Cüceler adındaki masalı uyarlamaya karar veriyor. Normalde 250 bin dolar civarında bir bütçeye çıkması beklenen filmin yaklaşık 1,5 milyon dolara çıkması işleri oldukça zorlaştırıyor. Öyle ki Walt Disney bu dönemde evine ipotek koydurmak zorunda kalıyor.

Walt Disney, ilk uzun metraj animasyon filmi Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler için büyük bir
finansal risk almıştı.

Ne var ki kimsenin başarılı olacağını düşünmediği Pamuk Prenses 1937’de büyük bir gişe başarısı elde ediyor ve animasyonun gidişatı tamamen yön değiştiriyor. Normal şartlarda başka eserlerin yanında gösterilen çizgi filmlerin uzun metraj film kategorisinde rakipleriyle boy ölçüşebilecek bir potansiyele ulaşması hem çizgi filmi hem de çizgi filme karşı oluşan algıyı olduğu gibi değiştiriyor. Bu arada Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, bilet fiyatlarını değişen enflasyon oranlarına göre uyarlayıp hesaplarsanız tüm zamanların en çok gişe hasılatı yapan 10’uncu filmi haline geliyor.

Bu başarının peşinden Disney Stüdyoları uzun metraj animasyonu bir gelenek haline getiriyor ve bugün hepimizin bildiği üzere üretime devam ediyor. 1930’larda yaşanan bu riskli masal girişiminin bugünün eğlence devinin oluşmasındaki en önemli adım olduğunu söylemek de çok yanlış olmaz herhalde.

Yepyeni çizgi karakterler hayatımıza giriyor

Elbette Altın Çağ’ı sadece Walt Disney’le özdeşleştirmek doğru olmaz, bu dönemde Fleischer gibi önemli sanatçılar ve stüdyolar çok değerli işler üretiyorlar. Bugün tüm dünyanın tanıdığı Bugs Bunny, Donald Duck, Daffy Duck, Popeye, Betty Boop, Woody Woodpecker, Tom ve Jerry gibi efsane karakterler hep bu dönemde ortaya çıkıyorlar. Ne var ki bu dönem, 60’larda televizyonun eğlence sektörünü ele geçirişiyle son buluyor. Neredeyse tüm karakterler, artık televizyon kutusunun içinde yaşamaya başlıyor.

Animasyonun zaman içinde geçirdiği evrimi düşünürsek, saygınlık anlamında en büyük zıplama bu dönemde yaşanıyor. Sadece sinema filmleri önünde oynatılan, neredeyse meze muamelesi gören animasyon, bu dönem içinde saygı görmeye başlıyor. Sadece çocuklara hitap edebilecek bir eğlence olmaktan çıkıp iletişimin her alanında kullanılan önemli bir araç haline geliyor. Sadece 2. Dünya Savaşı sırasında propaganda için kullanılan çizgi filmler başlı başına ayrı bir dosyanın konusu olabilir. Bu dönüşümün nihai sonucunu günümüzde çok net hissedebiliyoruz elbette. Animasyon artık hayatın her alanında var ve gitgide büyümeye de devam ediyor. Bundan sonra nereye gideceğimizi ise zaman gösterecek.

Yazı: Kreatif Direktör Gökhan Yücel

Benzer Yazılar

Dijital reklamcılığın etik ile imtihanı

Ad Hoc

Suç ve ceza ve balıklar ve Shakespeare

Ad Hoc

Cinsiyetlendirilmiş beyin

Ad Hoc