Kültür Manşet

Animasyonda Sovyet ekseni

Ad Hoc’un altıncı sayısını geride bırakırken, uzun süredir eksikliğini hissettiğim bir konuya değinme ihtiyacı duyuyorum: Sovyetler Birliği’nden çıkan animasyon alanındaki girişimler… Şu ana kadar biraz Amerikan animasyonu ekseninde kaldık. Elbette uzunca bir süre alanın öncüleri ve egemen güç oldukları için bu doğal bir durum ancak diğer bölgelerde neler yapıldı, bunlar birbirlerini nasıl etkiledi gibi soruların cevapları için Sovyetler Birliği önemli bir kaynak. Sovyetler Birliği’ndeki animasyon külliyatı elbette son derece geniş. Bu nedenle biz özellikle stop-motion animasyona odaklanacağız. Sette, her seferinde bir hamle daha ileri giden öğelerin fotoğraflarının çekilmesiyle üretilen klasik stop-motion’ın kökenleri 1900’lü yılların başlarına kadar gidiyor.

Aslında ilk stop-motion örneği J. Stuart Blackton ve Albert E. Smith’in ürettiği 1898 tarihli The Humpty Dumpty Circus. Ne yazık ki bugün bu filme ait ulaşılabilen yalnızca bir kare mevcut.

Ne var ki 1906 yılında Sovyetler Birliği’nde bir balet olan Aleksander Shiryaev, bale hareketlerini ifade edebilmek için kuklalar yapıp bu kuklaların hareketlerini kare kare çekmek suretiyle ilk stop- motion filmi üretiyor. 1904 yılında İngiltere’den aldığı kamera ile yaptığı çekimler sonucunda ortaya çıkan işler, alanında ilk. Ne yazık ki çalışmaları ancak 2004 yılında ortaya çıkarılabiliyor ve resmen tarihin parçası haline geliyor. Shiryaev’in hikâyesinin anlatıldığı Alexander Shiryaev: A Belated Premiere filmini YouTube’da bulup yaptığı işlerin detaylı öyküsünü dinlemek mümkün.

Doğa tarihçiliğinden sinematografiye

Stop-motion, Fun in a Bakery Shop ve Melies’in filmlerinde de kullanılmış ama filmin bir parçası olarak düşünülmüştür.

Shiryaev’i takip eden dönemde ise başka bir figür ortaya çıkıyor. Adı Wladislaw Starewicz. Kendisi aslen Litvanya’da doğa tarihi müzesinin direktörü olarak çalışırken bir yandan da içinde böceklerin olduğu kısa filmler çekiyor. Bunlardan bir tanesinde geyik böceklerini durdura durdura çekmek isteyen Starewicz, gözüne flaş tutulan böcekler öldüğü için bir türlü istediği çekimi yapamıyor. Bunun üzerine ölü böceklerin bacaklarını koparıp, yerlerine teller takarak aktif uzuvlara dönüştürüyor ve böylece ilk stop-motion kahramanlarını yaratıyor. Lucanus Cervus filminde bir dişinin ilgisi için düello edip kılıç dövüşüne tutuşan iki böceğin hikâyesini izletiyor seyircilerine. Bunu takip eden diğer stop-motion’larda da benzer bir teknik kullanıyor ancak içerik olarak döneminin muadillerinden daha dolu yapımlar olduğunu söyleyebiliriz kolaylıkla. Örneğin 1912’de yaptığı The Beautiful Leukanida, Agamemnon ve Menelaus’un hikâyesini anlatıyor. Bu filmler öylesine bir ilgiyle karşılanıyor ki, izleyenlerin büyük çoğunluğu filmlerin eğitimli böceklerle çekildiğini düşünüyor.

İlk filmlerin başarısından sonra Moskova’ya taşınan Starewicz, o dönemde büyük ün kazanıyor. The Cameraman’s Revenge, The Ant and the Grasshopper, The Insects’ Christmas, Amusing Scenes from the Life of Insects, The Night Before Christmas gibi filmler tüm dünyanın ilgisini çeken çalışmalar haline geliyor. Ancak 1917’de gerçekleşen Ekim Devrim’i Starewicz’in Sovyetler Birliği’ni terk etmesini zorunlu kılıyor. Paris’e kaçan Starewicz, burada adını değiştirip üretime devam ediyor. Örneğin 1930 tarihli The Tale of the Fox adlı ilk uzun metraj filmine bakınca bu detaycılığın meyvelerini kolaylıkla görebiliyoruz.

1965 yılına kadar stop-motion alanında eser vermeye devam eden Starewicz’in animasyon alanındaki etkisi ve saygınlığı gitgide artıyor. Günümüzün Wes Anderson, Peter Lord ve David Sproxton (Aardman Studios) ve Terry Gilliam gibi önemli yönetmenleri Starewicz’i ilham kaynakları arasında sayıyor, eserlerinde çalışmalarına referans veriyorlar.

Her ne kadar Walt Disney kadar ünlü olmasalar da Shiryaev ve Starewicz, sinema sanatına yön veren ve animasyonun ilk eserlerini üreten insanlar. Boş bir vaktinizde, özellikle Starewicz’in işlerine bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Yazı: Kreatif Direktör Gökhan Yücel

Benzer Yazılar

Mnemosyne’den Locke’a bilmek, anımsamak, unutmak

Ad Hoc

Hasankeyf, Allianoi ve Zeugma’nın sessiz çığlıkları

Ad Hoc

Deniz göçerleri

Ad Hoc