Ekonomi

B2Bee: Bir iş planlama hikâyesi

B2Bee: Bir iş planlama hikâyesi

Sıfır noktasından başlattığınız yepyeni bir işi başarıya götürecek en son ve en mükemmel yeni tekniği duydunuz mu? Hani şu, size anında başarı garantileyenden söz ediyorum.

Evet, ben de duymadım. Çünkü böyle bir teknik yok. Tabii ki, arada sırada ailesinin evindeki garajda yaşayan ve yazdığı dahiyane uygulamayla bir gecede milyoner oluveren çocukların hikâyelerini duyuyorsunuz fakat bu birçok işin çalışma prensibinde olmayan bir şey. Bir girişimci olarak, yıldırımın sizin üzerinize düşeceğine dair bahse girmek istemezsiniz. Yapmanız gereken uzun vadeli başarı için buna imkân sağlayacak bir altyapı hazırlamaktır -ki bu da planlama ister.

İş benim yetkinlik alanım olan dijital platform tasarlamaya geldiğinde, bu işi hızlıca ve tesadüfi biçimde yapma fikrine karşı olduğumu söylemek istiyorum. Tam da bu yüzden bizzat yarattığım bir platformu, planlamanın nasıl çalıştığını anlatabilmek adına örnek olarak kullanacağım.

Birkaç yıldır küçük bir dijital strateji şirketi olan Red Dot Digital’ı yönetiyorum. Bu süreçte, şunu fark ettik ki, bir küçük işletme olarak yaşadığımız sorunların birçoğu diğer küçük işletmeler için de geçerli. Ekonominin belkemiği olmamıza rağmen devlet desteğinden mahrum kalıyor ve çoğu zaman birbirimize arka çıkmak durumunda kalıyoruz.

Hal böyleyken küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri bağlantılı hale getirmenin hepimiz için avantajlı olabileceğini düşündüm. Üstelik bir dijital girişimci olarak bunu nasıl yapabileceğimi de gayet iyi biliyordum. Büyümek ve yeni pazarlara girmek isteyen, yeni müşteriler arayan ve birbiriyle bilgi paylaşımında bulunmak isteyen küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için üyelik sistemiyle çalışan platform B2BeeMatch’i kurmaya böyle karar verdim.

Fikir konusunda eksiklik yok. Mesele icraatta.

Aslında yaptığım şeyin sıkıcı olduğu söylenebilir. Çünkü proje planlama konusundaki en iyi örnekleri uygular ve proje müdürlerinin işlerini yapmalarına izin verirseniz, zaten sonuç alırsınız.

Bu ürünün lansmanı için yol haritamızı çizmek için Red Dot’taki müşterilerimizle çalışırken kullandığımız proje yönetim prensiplerini aynen kullandık. Bilirsiniz, müşteriler tavsiyelerimizle uyumlu bir tutum sergilerse proje iyi gider, sergilemezlerse de… daha iyi gider diyelim. Bazı şeyleri yaşayarak öğrenebilirsiniz. Bu süreçte Red Dot’taki ekibim projeyi baştan sona kontrol edebildiği için hem müşteri hem de servis sağlayıcı konumundaydık ve kusursuz bir uyum içindeydik.

Yaptığımız ilk şey plan çıkarmak oldu. Fikirle başladık, sonra önermemizi/teklifimizi bulduk. Son olarak da ismi. İsim konusunda karar vermek mayıstan ağustosa sürecek şekilde birkaç ayımızı aldı. Karar verdiğimizdeyse URL’i almamız gerekti.

B2Bee ile bir fikrimiz, bir proje sponsorumuz vardı. Rol dağılımını yaptık ve bir takım kurduk. Kimin projenin akışı içerisinde hangi noktada neye ihtiyacı olabileceğini biliyor ve bu sayede onları önceden uyarabiliyorduk. Ne, nasıl ve ne zaman sorularını cevapladık; para işini çözdük ve kendimize hedefler belirledik.

Sırada ölçeklendirme ve güvenlik var

İnsanların teknoloji projelerinde başarısız olmalarının nedeni çoğunlukla ölçeklendirme konusunda başarısız olmalardır. Bu yüzden kodlama işimizi bodrum katında yaşayan bir çocuğa vermedik. Bunun yerine, ölçeklendirmeye en uygun teknolojinin ne olacağını düşündük.

Basit ve kalitesiz olmak istemedik ancak kimsenin fikirlerimizi çalmasına da razı değildik. Yeri gelmişken uyarayım: Kodlama hırsızlığı konusunda gözünüzü dört açın! İki kıdemli kişi teknoloji seçimini yaptı, genel mimariyi oluşturdu ve gidilecek yönü tayin etti. Programlama sürecinin başında da bir yazılımcımız vardı. Ardından güvenilir bir kaynağın olurunu alan, dört kişiden oluşan bir kodlama ekibini daha aramıza kattık. Kısaca kodlama kısmını böyle çözdük. Önümüzdeki meydan okumalardan biri platformların reaktif olarak değişebilme ihtiyacıydı. Bunu yapabilmek için de elimizde yeterli kaynakların bulunduğundan emin olmalıydık.

Ne zaman faaliyete geçmelisiniz?

Birçok kişinin tamamlanmamış projelerin lansmanını yaptığına tanıklık ediyoruz. Bu yaşanabilecek bir durum ancak biz stabil olmayan bir ürünle tek bir lansman yapmak yerine fasılalar halinde lansman yapmayı tercih ettik. Örneğin bu projede yer almasını istediğimiz bir ürün özelliği vardı ancak teknik detayların karmaşıklığından ötürü arzu ettiğimiz lansman zamanlamasına yetiştirmek çok güç olacaktı. Bu noktada ürün özelliğini mi lansmanın kendisini mi ertelemeliyiz diye düşündük ve özelliğin lansmanını ertelemeye karar verdik. Bu da önümüzdeki dönemde söz konusu özelliğin de içinde yer alacağı bir 2.0 versiyon yapacağımız ve üyelerimizi daha iyi ürün ve hizmetlerle buluşturacağımız anlamına geliyordu. Bu meyanda gerçekten vaat ettiğimiz şekilde çalışan ürünümüzün lansmanını daha hafif bir biçimde yapma imkânı bulduk.

Pazarlama

Sıra işin pazarlama kısmını halletmeye geldi. Pazarlamaya ne kadar bütçe ayıracaktık? Dijital bir dünyada nasıl bir persona yaratmalıydık, nasıl bir mesaj vermeliydik? Bu mesajları ne sıklıkta yollamalıydık? Bir şekilde B2Bee’yi temsil eden Sıkça Sorulan Sorular kısmı dahi bu işin bir parçasıydı.
Potansiyel müşterileri tiplerinden her birini kapsayacak şekilde bir matriks üretmemiz ve onu markanın farklı seviyelerindeki yöneticilerle olan iletişimiz konusunda bir rehber olarak kullanabilmemiz gerekiyordu. Bunun için enikonu bir pazarlama planı oluşturduk.

Analiz

Bu arada, nasıl ölçümleme yapacağız? Hangi analiz metotları kullanılacak? Öyle ya, insanların platformu kullanma biçimlerine ilişkin veriler platformu nasıl dönüştüreceğimiz, stratejimiz ve üyelerimize vereceğimiz hizmet konusunda belirleyici olacak. Bu sebeple analiz hayati önem taşıyor ve bu durum işin ilk gününden itibaren geçerli.

Oluşturduğumuz yapbozun bir başka parçası da işin yasal boyutu. Birçok şirketin şikâyet almadan önce kullanıcı sözleşmesi hazırlamadığını biliyorduk fakat biz kendi sözleşmemizi bundan önce hazırladık. Birçok kişinin bunu es geçip yalnızca teknolojiye odaklandığı örnekleri biliyoruz.

Öngörülemeyeni planla

Planlamanın bir kısmı, planlanması zor durumlar ortaya çıktığında bunların nasıl yönetileceğini bilmektir. Tecrübeli bir proje yöneticisi olarak, bu süreçlerin pürüzlerin büyüklüğünden bağımsız olarak planlandığı gibi gitmediğini çok gördüm. Ve elbette biz de çıktığımız bu yolda hatalar yaptık.

Ancak B2Bee’de çok güçlü bir ekibimiz var ve her sorun çıktığında duruma olabilecek en hızlı şekilde müdahale ettik. Bütün mesele paniğe kapılmamak ve her bir detayın yönetimine kafayı takmamak. Şunu aklınızdan çıkarmayın, bir şey hakkında endişe duymanız ya da onu çözmek istemeniz sizi bu konunun uzmanı yapmaz. İşler ters gittiğinde elinizdeki insan kaynağına güvenmelisiniz ki bu da birlikte çalışacağınız insanları seçerken ne kadar dikkatli olmanız gerektiğinin kanıtı aslında.

Karima Catherine Goundiam
Dijital Girişimci 

Benzer Yazılar

Gazeteciliğin gardiyanlarının ütopik başarısını alkışlarken…

Ad Hoc

Kadınlar nerelerde?

Ad Hoc

Sürdürülebilir yaşam biçimlerinde “hedonizm”

Ad Hoc