Ekonomi

Bir Birleşik Krallık muamması

Bir Birleşik Krallık muamması

Resmi adı genellikle “The United Kingdom” olarak kısaltılarak söylenen ülkenin tam adı 1922’den beri “The United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland” yani ‘”Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı”dır ve İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda bölgelerinden oluşur. Sembolik olsa da İngiliz Kral-Kraliçesinin egemenliği altında bulunan Birleşik Krallık’ta İngiltere hariç diğer ülkelerin özerkliği ve kendi parlamento ve hükümetleri bulunur.

Türkiye’de İngiltere adıyla anılan ülke, sadece İngilizlerin yaşadığı bir yer olarak düşünülüyor. United Kingdom, Britain, Great Britain ve England sözcükleri genellikle eşanlamlı olarak kullanılıyor ve İngiltere olarak adlandırılıyor. English, British, Briton, Brit ve Britisher sözcükleri de aynı şekilde eşanlamlı olarak değerlendiriliyor ve bu tanımların tümü sadece İngiliz sözcüğünün karşılığı olarak biliniyor. Aslında İngiliz tarihi ve dili söz konusu olunca bu sözcüklerin her biri farklı anlamlar taşıyor.

“Great Britain – Büyük Britanya” tanımlaması aslında sadece İngiltere, Galler ve İskoçya’yı kapsayan bir oluşum ve adanın adıdır. “Britain-Britanya” ise zaman zaman sadece İngiltere ve Galler’i kapsayan bir tanımlama gibi kullanılsa da genellikle “United Kingdom” ile eşanlamlı olarak kullanılır.

Kafa karışıklığını besleyen unsurlar
Bu terimleri daha da karmaşıklaştıran durumlar da söz konusu. The British Isles – Britanya Adaları, Great Britain – Büyük Britanya’nın yanı sıra İrlanda ve Kuzey İrlanda’dan oluşan İrlanda adasını, Orkney ve Shetland Adalarını, Hebride Adalarını, Wight Adasını, Scilly Adalarını, Lundy Adasını, Man Adasını, Channel – Kanal Adalarını ve daha birçok küçük adayı kapsar. Channel – Kanal Adalarında bulunan Guernsey and Jersey bölgeleri ile “Man Adası ‘Crown Dependencies’ – Krallığa Bağlı Yerler” olarak bilinir. Bu üç yer, İngiltere kraliçesine ve uluslararası ilişkiler bakımından Birleşik Krallık hükümetine bağlı olsa ve burada yaşayanlar British pasaportu taşısalar da buralar resmen Birleşik Krallık toprağı değillerdir ve ayrı yönetimleri ve ayrı kanunları vardır. İspanya ve Birleşik Krallık arasında sorunlara yol açan Cebelitarık, Arjantin ile Birleşik Krallığı savaşa sürükleyen Falkland Adaları ve Pasifik ve Karayiplerde bulunan eskiden koloniler olarak adlandırılan ülke ve topraklar “British Overseas Territories – Denizaşırı Topraklar” olarak adlandırılır.

İngiliz dilinin ve kültürünün etkisi tüm diğer ülke ve bölgelerde de izlenirken, İngiltere’ye en yakın olan İskoçya’nın Lowlands bölgesinde, Galler’in doğusu ve güney doğusunda ve Kuzey İrlanda’da bu etkinin yoğun olması tesadüf değil. Merkezden uzaklaştıkça bu etkileşim azalır ve yerel özellikler daha fazla görülür. Kökleri Angle, Jute, Saxon, Briton, Viking ve Normanlara dayanan İngilizlere göre, bu kavimlerin istilasından nispeten az etkilenen İskoç, Galli ve İrlandalılar Kelt-Pikt kökenlerini ve kültürel özelliklerini daha fazla korumuşlardır. Ülkenin resmi dili İngilizce olmasına ve yaygın olarak konuşulmasına rağmen Kuzey İrlanda’da İrlanda Keltçesi, Galler’de Galce, İskoçya’da İskoç Keltçesi ve Scots dili, Man adasında Manx dili, İngiltere’nin Güneybatısındaki Cornwall’de Galce ile aynı aileden gelen Cornish dili konuşulur. Üstelik bu dilleri canlı tutmak için çok ciddi çalışmalar yapılır.

Dinsel çeşitlilik de işleri kolaylaştırmıyor
Dini-mezhepsel açıdan bakıldığında da önemli farklılıklar dikkat çeker. İngiltere’de yaygın ve resmi inanç 1534’de VIII. Henry’in Papa ile anlaşmazlıkları sonucu Papa’nın otoritesini reddetmesinden bu yana Anglikan-Protestan inancıdır. İrlanda Cumhuriyeti’nde ve Kuzey İrlanda’nın Cumhuriyetçi yani İrlanda ile birleşmeyi isteyen İrlanda kökenli kişilerde Katolik inancı yaygındır. Kuzey İrlanda’nın Birlikçi olarak bilinen diğer yarısı ise Anglikan-Protestan ve Presbiteryen-Protestan inancını taşır ve Birleşik Krallığın bir parçası olarak kalmayı tercih ederler. İskoçya’da da Presbiteryen-Protestan inanç yaygın olmasına rağmen Katolik inancı da aynı derecede güçlüdür. Galler ise Anglikan-Protestan inanca, Medhotist-Presbiteryen ve Katolik inancına yaygın olarak ev sahipliği yapar.

Cambria adı ile de bilinen Galler 12’nci yüzyılda İngilizlerin boyunduruğuna girdiği ve 1536’dan beri İngiltere’ye siyasi olarak entegre olduğu için genellikle İngiltere’nin bir bölgesi olarak anlaşılır. Union Jack olarak bilinen Britanya bayrağı İngilizlerin St.George’s Cross-Aziz George Haçı, İskoçların St.Andrew’s Cross-Aziz Andrews Haçı ve İrlandalıların St.Patrick’s Cross-Aziz Patrick Haçının birleşmesinden oluşur ve ne Galler’in bayrağında bulunan Dragon of Cadwallader ne de Galler’i simgeleyen başka bir unsur Union Jack’te yer alır. Galler 1997’de yapılan referandum ertesinde Senedd denilen assemble’a ve kısmi özerkliğe kavuşmuş ve 2006’da yetkileri artırılmıştır.

Tarihte Caledonia ve Alba isimleri ile de anılan İskoçya söz konusu olduğunda durum karmaşıklaşır çünkü 1603’de İskoçya Kralı VI. James İngiltere Kralı olan kuzeni Elizabeth ölünce aynı zamanda I.James olarak İngiltere Kralı da olmuş ancak iki ülke ayrı ayrı varlıklarını sürdürmüştür. Tek kralın yönettiği iki ayrı ülkenin birleşmesi yaklaşık 100 yıl sürmüş ve 1707’de İskoçlar ekonomik sebeplerle kendi parlamentolarını feshederek İngiltere ile birleşmeye razı olmuşlardır. Bu birleşmede İskoçlar kendi eğitim, hukuk sistemleri ile Kirk adı verilen kiliselerini özenle korumuştur. 1707’de İskoçya ile İngiltere ve İngiltere’nin zaten bir parçası kabul edilen Galler “Kingdom of Great Britain – Büyük Britanya Krallığı” adı altında birleşmişlerdir. 1999 Referandumu’ndan beri İskoçlar Holyrood Parlamentosu’nu yeniden oluşturdu ve birçok alanda özerklik elde etmişti. 18 Eylül 2014’de yapılan bağımsızlık referandumunda yüzde 44,7 evet oyuna karşı yüzde 55,3 hayır oyu çıkmasına rağmen şu an İskoçya’nın en güçlü partisi bağımsızlığı savunan Scottish National Party – İskoç Milli Partisi ve yeni bir bağımsızlık referandumu için bastırıyor.

Hibernia ve Eire adlarıyla bilinen İrlanda, 12’nci yüzyıldan itibaren İngiliz Krallığının ve daha sonra da Büyük Britanya Krallığının idaresi altında kaldı. 1801’de Büyük Britanya Krallığı İrlanda’yı tamamen egemenliği altına aldı ve “The United Kingdom of Great Britain and Ireland – Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı” kuruldu. Bu birlik 1916 “Easter Rising – Paskalya Ayaklanması” ile başlayan süreçte İrlanda’nın bağımsızlığını kazanması ile 1922’de kısmen sona erdi. Çünkü İrlanda’nın bağımsızlığı İrlanda’nın parçalanmasına mal olmuş, her ne kadar İrlanda’nın büyük bölümü bağımsız olsa da İrlanda’nın tarihi Ulster eyaletinin 6 bölgesi Kuzey İrlanda adı ile Birleşik Krallık’ın bir parçası olarak kalmaya devam etti. Kuzey İrlanda’nın 1921-1972 yılları arasında kendi parlamentosu ve özerk yönetimi olsa da mezhepsel çatışmanın artması üzerine Birleşik Krallık bu parlamentoyu fesh ederek doğrudan yönetimine aldı. 1998’de sağlanan barış ve Good Friday Anlaşması ile yeniden bir assemble kurulsa da 2002-2007 yılları arasında yeniden askıya alındı ve ancak 2007-2010 arasında özerklik sağlayan maddeler hayata geçirildi.

Milletler Topluluğu da yapboza ekleniyor
Ülkenin yapısını anlamada bir başka zorluk ise “Commonwealth/British Commonwealth” ya da “British Commonwealth of Nations” oluşumundan kaynaklanıyor. Türkiye’de İngiliz Milletler Topluluğu olarak bilinen Commonwealth aslında İrlanda’nın bağımsızlığına giden süreçte 1921’de British Commonwealth of Nations adı ile kuruldu; 1931’de çıkarılan yasa ile Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’yı içerecek şekilde genişledi ve 1949’dan sonra da bağımsızlığın kazanmaya başlayan Hindistan, Pakistan gibi ülkelerle ticari ve kültürel bağları koparmamak amacıyla adı Commonwealth of Nations olarak değiştirildi. Bugün bu örgüt Hindistan’dan Nijerya’ya, Kanada’dan Zambiya’ya 53 ülkeyi kapsar ve bu ülkelerin 16’sı tamamen bağımsız olmalarına rağmen Kraliçe Elizabeth’i devlet başkanı olarak kabul eder ve kraliçe’nin atadığı genel valiler tarafından yönetilirler. Commonwealth’e üye diğer 37 ülkede ise Kraliçe Elizabeth sadece Commonwealth’in başındadır ve kendi devlet başkanları ayrıdır.

Sonuç olarak, özellikle İngiltere sözcüğünü ülkeyi oluşturan parçalardan biri yerine, ülkenin tamamı için kullanmanın doğru olmayacağı açıktır. Ülkenin tamamından bahsedildiğinde Britanya tanımı kullanılabilir ancak tüm ülkeden bahsedildiğinde Birleşik Krallık demek en doğru seçim olacaktır.

Nejat Töngür, Öğretim Üyesi

Benzer Yazılar

Arı varsa hayat, çiçek varsa bal var

Ad Hoc

Evrensel temel gelir meselesi

Ad Hoc

İyi insanlar ve muhtaçlar ekonomisi

Ad Hoc