Ekonomi

Dijital medyanın yükselen yıldızları

Teknoloji ve değişen kullanıcı tercihleri nedeniyle medya araçlarının sürekli form değiştirdiği yıllar yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz yılın podcast yayıncılığı ve sesli kitaplar bakımından oldukça şaşalı bir yıl olması bekleniyor. Dünyanın önde gelen profesyonel danışmanlık şirketlerinden olan Deloitte, 2020 yılında ABD’de sesli kitap pazarının yüzde 25 büyüyerek 3,5 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. Buna paralel olarak podcast pazarının da yüzde 30’luk bir büyüme ile 1,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

İsmini bir gazeteci koydu

ABD’de 2004 yılında başlayan podcast yayıncılığı yine aynı yıl The Guardian’dan Ben Hammershley’in Ipod ve Mp3 çalar sayesinde patlayan amatör online radyo yayıncılığını anlattığı makale sayesinde bugün bildiğimiz adını kazandı. Hammershley yazısında söyle diyor: “Peki bunu nasıl isimlendirmeli? Sesli blogculuk? Podcasting? Gerilla medya?” Kendi adıma, birbiri ardına mantar gibi büyüyen podcast yayıncılığını bugün “gerilla medya” diye tarif etmeyi çok isterdim. Fakat Oxford İngilizce Sözlük 2005 yılında Podcasting’i yılın kelimesi seçerek, tartışmayı mühürlediği için bugün Türkçe’de de podcast yayıncılığı diyoruz.

Türkiye’nin ilk podcast dizisi yayında

Podcast yayıncılığı bizde son birkaç yıldır keşfedilen bir mecra dersek pek de yanlış olmaz. Her ne kadar ilk podcast yayını 2005 yılında Serdar Kuzuloğlu tarafından yapılan Sanal Alem programıyla gerçekleşmiş olsa da; o dönem Türkiye için “çağının ötesinde” olduğu için olsa gerek, beklenen ilgiyi görmedi. Podcast yayıncılığı, gazetecilik okullarında ve meslek içi eğitimlerde de son bir yıldır yerini almaya başladı zaten. Bu nedenle, önümüzdeki günlerde daha fazla ünlü ismin podcast yayını yapmaya başlayacağını tahmin etmek zor değil.

Bu bağlamda, Nisan ayının ilginç gelişmelerinden biri de Türkiye’nin ilk podcast dizisinin yayına girmiş olması. Karanlık Bölge adlı podcast dizi 30 dakikalık 6 bölüm olarak kurgulanmış. Radyolardaki “Arkası Yarın” kuşaklarını anımsatan dizi denemesinin nasıl bir popülarite yakalayacağını önümüzdeki aylarda göreceğiz.

2020’de bir başka heyecan da kitap pazarında yaşanıyor. ABD’deki kitap satışlarının yüzde 78’ini halen daha basılı kitaplar oluşturuyor. Ancak sesli kitaplardaki yükseliş hızı böyle giderse, 2023 sonrasında sesli kitapların e-kitapların önüne geçmesi kaçınılmaz görünüyor.

Türkiye’nin Türkçe olarak sesli kitapla tanışmasıysa henüz 5 yıllık bir serüven ama gerçekçi olarak son 2 yılda büyüyen bir ekonomiden bahsediyoruz. Ve bu iş o kadar ilgi çekti ki, 2020’de yazılı formu olmayan sesli kitap denemeleriyle bile tanıştık. Türkiye gibi nüfusa oranla kitap okuma oranlarının düşük olduğu ülkelerde sesli kitapların hayata hızla entegre olması son derece öngörülebilir bir durum aslında.

Niş ürün kategorisinden çıkıyorlar

Tüm bunlar bize, sesli kitap ve podcast yayıncılığının dar bir tüketici grubunun ilgisini çeken niş bir pazar olmaktan çıkıp, kendi başlarına birer yeni medya aracı olmaya başladıklarının sinyallerini veriyor. Elbette bu, teknolojik çelmelere rağmen varlığını nispeten güçlü şekilde devam ettiren radyo kültürünün vazgeçilmezliğiyle de yakından ilgili. Halihazırda, pek çok radyo ve radyocu için yayın sonrası programlarını podcast haline getirmek oldukça verimli bir yöntem. Dünyanın büyük haber kuruluşlarının da bu pazarda yer almak istemesiyle beraber haber podcastler’i de bir süredir giderek çeşitleniyor zaten.

Bir gün 24 saat olduğuna göre, günümüze dahil olan her yeni medya aracına karşılık çıkarılan bir şeyler var demektir. Peki diijtal medyanın yeni araçları podcast ve sesli kitapların rekabet ettiği mecra/mecralar ne olacak? Sosyal medya mı? Televizyon mu? Sesli kitaplar sadece basılı veya e-kitapların mı rakibi? Yoksa asıl rakip Birinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda insanları birbirine bağlayan yegâne teknoloji ürünü olan ama günümüzde giderek azalan dinlenme süreleriyle gündeme gelen radyo mu?

Kim bilir, belki de işe giderken, spor yaparken, market alışverişi yaparken hala tesadüflerle sosyalleşebilen insandır tek rakibi.  

Şenay Yıldız
Gazeteci

Benzer Yazılar

Hakikaten reklamlar eskisi kadar etkili mi?

Ad Hoc

Trendlerin efendileri: Trend araştırmacıları

Ad Hoc

Yemeğin tadı deneyimde saklı

Ad Hoc