Kültür Manşet

Doğuda meditasyon, batıda ASMR

Beden ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen stres, korku, kaygı gibi duyguları bir kenara bırakabilsek keşke. O zaman zihin yoran düşünceler yok olur, insan özgürleşir ve beden de güçlenir.

İnsanlığın zihin ve bilinci sorgulama başlangıcı çok eski zamanlara tekabül eder. Zihin ve bedenin farkında olma becerisi ise 21’inci yüzyılın bile kazanılmaya değer en büyük telaşlarından birini oluşturur. Etraftaki etkenlerin farkında olmadan, yani bilinçsiz bir şekilde, hareket ettiğimiz ya da zihnin kontrolünü kaybettiğimiz zamanlara denk geliriz. Hinduizm ve Budizm’den aşina olduğumuz meditasyonun amacı da düşünme ve farkındalık üzerine kuruludur. 5 bin yıllık tarihi olduğu öne sürülen meditasyon; kişisel mantraların, dini ögelerin ve kültürün de etkisiyle kendi tekniklerini ortaya çıkarır; ancak hepsinin esası imgeleme ve düşünceye dayanır. Zaten meditasyon da Latince “bir şeyi gözden geçirme, üzerinde düşünme’’ olan bir kelimeden türemiştir: “Meditatio‘’.

Doğu kültüründe çok eski yıllardan bu yana kullanılan meditasyon tekniklerin arasında da bazı farklılıklar mevcut. Transandantal Meditasyon bu tekniklerden biri olarak zihinsel geleneğin dünyaya yayılmasında büyük bir rol üstlenir zira 1960’lı yıllarda batıda, bir süre sonra da Amerika’da popülerleşir. Bu sayede doğunun meditatif kültürü batıda da hissedilmeye başlar. Geleneğin yayılmasıyla birlikte batının bilinen rasyonel yaklaşımları devreye girer ve meditasyon da bilimsel araştırmaların konusu olur. Uzun süre ve düzenli meditasyon yapan insanların beyin taramasında bir bölgenin daha aktif olması bilimsel olarak değer görür. DMN (default mode network), meditasyon yapmayan insanlara oranla çok daha az çalışan bölgeyi temsil eder. Cambridge Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, bu bölgelerin otomatik olarak hareket etmeyi ve çoğu zaman düşünmeden yaptığımız davranış ve hareketler üzerinde çalıştı. Bilim insanları da bu sebepten dolayı meditasyonun geliştirdiği zihin kaslarına dikkat çekerek farkındalığa yönelik pek çok soruna çözüm olacağını öne sürdü. Çünkü genellikle geçmişi ve geleceği fazla düşünme sebebiyle oluşan bireysel bilincin ve depresyon, anksiyete gibi bazı psikolojik rahatsızlıkların sebebi de DMN’nin fazla etkin olması.

Tibet çanağı, kökeni 5 bin yılı aşkın ses terapisinin ana maddesidir. Zihni meşgul eden düşünceleri yok ettiği inancıyla popülerliğini Avrupa’ya kadar taşır.

Bir başka çalışmaya göre, meditasyon deneyiminin artması, amigdalanın verdiği tepkilerin azalmasıyla ilgili. Beynin duygusal ve düzenleyici kısmı arasındaki bağlantının farkındalık çalışması ile güçleneceği düşünülüyor. Dolayısıyla meditasyon deneyiminin artırılması beyinde bir soruna ya da düşünceye saplanıp kalmamanızı sağlarken diğer yandan acı çekmeyi de insan yaşamının doğal süreci olarak değerlendirmenize yardımcı oluyor. Meditasyon tekniklerinin çalışmalarla desteklenen yararı arttıkça stres, yaratıcılık, şifa, dikkat, uyku benzeri amaçlar için kullanılıyor. Günlük bir aktivite olarak değerlendirilen tekniklerin yayılma etkileri arasında ana akım kültürleri de unutmamak gerek. Bugün YouTube’da, uygulama mağazalarında, kitaplarda, filmlerde ya da hayatımızın herhangi bir yerinde ona rastlamak mümkün. Artan stres, kontrolsüzlük ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlara yönelik zihni sakinleştirmek ve koşulları değiştirmek amacıyla meditasyon deneyimi kazanan kişi sayısı da az değil.

İç gıdıklanması ya da beyinsel orgazm

Dilimize otonom duyusal meridyen tepki olarak çevrilen ASMR, duyulan bazı seslerin ve görülen bazı görsellerin beyinde uyandırdığı hisleri ifade eder. Çok değil bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce kavramlaşan ve bu yıl bilinirliğini zirveye çıkaran bir teknik olarak görülüyor. Hatta BBC News’ta bu yıl yayınlanan bir habere göre, YouTube’da yaklaşık 5 milyon ASMR içeriği bulunuyor. Geçmiş yıllara oranla arama ve popülerlik artışında ise SuperBowl etkisini hatırlamak gerek. Amerika’da düzenlenen ve en büyük reklam etkinliklerinden biri olan SuperBowl’un bu yılki programında ASMR tekniği ile hazırlanan bir reklam filmine rastladık. Hem izleyici kitlesi hem de filmin dikkat çekiciliği sebebiyle artan ilginin ASMR ile ilgili diğer çalışmalara da hız kazandırdığı öne sürülüyor. Fısıldamalar, tırnakla ses çıkaran bazı zeminler üzerine temaslar, sakız çiğnemeler, saç kurutma ya da çamaşır makinesi sesleri ve dahası… Duyuları harekete geçiren ve insanın kendini alıkoyarken zorlandığı ses ve görseller.

Tayland’ın Ayuddhaya eyaletindeki popüler tapınaklardan birinde bulunan ve daha sonra Bangkok’a taşınan antik Buda heykelleri.

YouTube’da popüler olan ve uygulama mağazalarına kadar ulaşan bu trendin pazarlama dünyasının odağına düşmesi ve bazı içeriklerde kullanması da elbette şaşırtıcı olmayacaktır. Tabii çalışmalar da ASMR etkisi üzerinde kanıtlara ulaşırsa. Gündemi meşgul eden herhangi bir şey gibi ASMR de tartışılıyor ve pek çok araştırmanın güncel konusu olma niteliğine ulaşıyor. Bu kadar tartışılan ve bir hayli takipçi kitlesine ulaşan trendin mobil uygulama dünyasında yerini almamış olması tuhaf olurdu elbet. ”Mindwell” bu uygulamalardan biri ve aylık 10 dolar karşılığında kullanıcılarına hipnotik monologlar ile kişiselleştirilebilen ses frekansları ve daha çeşitli özellikler sunan bir deneyim sağlıyor. Başka bir uygulama olan ”HeadSpace” ise bunlara ek rehberli solunum egzersizleri ve rahatlama tekniği de sunarak kullanıcılar üzerinde fark yaratmayı amaçlıyor. Meditasyon da yüzyıllardır hayatımızda var olan sesler de bir anda yükselerek farkındalık için devreye giriyor.

Farkındalık etkisi

Başlıkta bahsi geçen doğu-batı karşılaştırmasından da anlaşılabileceği gibi benzer bir farkındalık etkisi sağlıyor, meditasyon ve ASMR. Bir fenomen haline dönüşen ASMR ile ilgili yapılan çalışmalar, ASMR etkisinin hoş ve kaçınmanın zor olduğu hislerden çok daha fazlasını barındığını gösterir nitelikte. Çoğu olumlu bulgularla sonuçlanan bu çalışmalar farkındalık ve odaklanma üzerine olunca, ASMR ile meditasyonun benzerlikleri inceleniyor. Her ne kadar birçok çalışmanın ortak konusu olma özelliğini gösterseler de her iki etkinin birbirinden ayrıldığı noktalar da mevcut. Modern hastalıkların tedavisinde dahi kullanılan bu tekniklerin bilimsel kanıtları şu an için olumlu; fakat aynı zamanda sınırlı olma özelliği de taşıyor. Kafa karıştıran durumlardan bir diğeri; nörobilim uzmanı olarak bilinen Richard Davidson’ın “Bugün, insanların bu tür uygulamalarla hem psikiyatrik hem de tıbbi hastalıkları tedavi ettiğini görüyoruz. Bu konularda faydalı olacağına dair pek fazla bilimsel kanıt yok” şeklinde yaptığı açıklama.

Geçtiğimiz yılın sonunda açıklanan YouTube istatistiklerine göre, YouTube’da yaklaşık 45 milyon ASMR videosu var. İçeriklerin izlenme süresi ise bir önceki yıla oranla yüzde 70 daha fazla.

Uzakdoğu kültüründe ilginin azalmasıyla birlikte yankıları da azalan meditasyon, önce farklılaştırılarak batıda kendini yeniden bulmuş, batıda artan popülaritesi sayesinde ASMR’nin yükselişine zemin hazırlamış gibi görünüyor. YouTube başta olmak üzere içerik üreticileri ve marka temsilcileri ASMR pazarında kendini göstermeye başladı bile. Pazarı yalnızca dijitalle kısıtlamak da yanlış olacak; zira ASMR etkisinin, Philadelphia Contemporary’de sanat yönetmeni olan Nato Thompson’ın dikkatini çekmesiyle geçtiğimiz yıl ilki gerçekleşen ”ASMR Film Festivali” bu popüler tekniğin sanat dünyasındaki yerini de belli etmiş oldu. ASMR içeriğini sanat olarak görenlerle pazarlama potansiyeli açısından değerlendirenlerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini düşünen Thompson, “Sanatseverlerle sadece para kazanmaya çalışan pazarlama dünyasının arasında çok büyük fark var” diye ekledi.

Geçmişi geleceğe harmanlayarak döngüsel hale getirdiğimiz zamanda doğunun ve batının ortak noktasını oluşturan farkındalık ve odaklanma hali muhtemelen yeni tartışmaların konusu olduğu gibi yeni araştırmaların da sorusu olacak. Belki de bu uğraşların da sonu olmayacak ve Blaise Pascal’ın “İnsanlığın bütün sorunları, kişinin tek başına bir odada sessizce oturamamasından kaynaklanır’’ sözündeki gibi sorunun nereden kaynaklandığını düşünmeden sadece popüler olduğu için sesleri yükseltmeye devam edeceğiz.

Benzer Yazılar

Müzikte zamansız bir devrim: Theremin

Ad Hoc

Zombiler ve AVM’ler

Ad Hoc

Hakikaten reklamlar eskisi kadar etkili mi?

Ad Hoc