Kültür

Elektrik bulutlar altında dans edelim

Elektrik bulutlar altında dans edelim

Pandemi ve beraberinde getirdiği karantina dönemi pek çok endüstride farklı çözümlere yol açıyor. Gerek Zoom’dan yapılan müşteri toplantıları olsun, gerekse de bakkal servislerine başlayan restoranlar olsun, sektörler karantinanın getirdiği engelleri inovatif yollardan aşmaya çalışıyor. Bunlardan hangilerinin pandemi sonrası hayatlarımızda kalacağı henüz meçhul. Ama bir yandan da iş yapış şekillerimizin tamamıyla eskiye dönmeyeceği aşikâr.

En çok değişim ve inovasyonun hakim olduğu sektörlerden biri de müzik endüstrisi. Tüketicinin müzik dinleme alışkanlıkları fiziksel kopyalardan dijital servislere yöneldiğinde müzisyenler için en büyük gelir kalemi canlı müzik ve konserler haline gelmişti. Pandemi ile birlikte dünyanın neredeyse her ülkesinde karantina dönemi başlamış, canlı etkinlikler iptal edilmişti.

Müzik endüstrisi ve müzisyenler, karantina döneminin getirdiği zorluklara en hızla çözüm üreten endüstrilerden biri oldu. Öyle ki, genç müzisyen YUNGBLUD ilk izleyicisiz konserini YouTube üzerinden 13 Mart’ta yayınlamıştı. İlerleyen haftalarda dünyanın her yerinde müzisyenler Instagram Live ve YouTube üzerinden izleyicisiz konserler vermeye başlamışlardı. Bu dönemde Pink Floyd, Muse, The Grateful Dead ve New Order dahil olmak üzere pek çok müzisyenin eski konserlerinin video görüntülerini belirli bir süreliğine izlenime açtığını da belirtelim.

‘Eğleniyor muyuz internet’

Karantina dönemi beraberinde sayısız sanal müzik festivali getirdi. Müzik plak şirketlerinden müzik servis şirketlerine, teknoloji şirketlerinden radyo istasyonlarına, müzik medyasından ünlü müzisyenlere ve hatta moda markalarına… Geçtiğimiz birkaç ay içerisinde her hafta sonu dünyanın en ünlü müzisyenleri dijital ortamda seyircilerle buluştu.

Yüzlerce sanal müzik festivalinin arasından yaratıcılığıyla sıyrılan örnekler var. Electric Daisy Carnival, Dreamstate, Holy Ship! ve Electric Forest gibi müzik festivallerini düzenleyen Insomniac, festivallerini sanal dünyaya taşıyan şirketlerden biri oldu. Fiziki festivallerinde katılımcılar için olağanüstü yapay dünyalar yaratan Insomniac, festivallerinden birkaçını “Virtual Rave-a-Thon” adı altında düzenlemeye başladı. Her festivalin temasına uygun olarak dekore edilmiş setlerden canlı yayın yapan sanal festivallerde Insomniac’ın kurucusu Pasquale Rotella canlı setleri öncesi DJ’lerle küçük sohbetler ediyor.

Rave-a-Thon’lar; Chris Lorenzo, David Guetta, Duke Dumont, ZHU ve Kaskade gibi elektronik müziğin en ünlü isimlerini rengarenk canlı setler aracılığıyla izleyicilerle buluşturuyor. Rave-a-Thon’lar için Insomniac’in merkez ofisini temaya uygun olarak dönüştürüyorlar. Mesela, Middlelands sanal Rave-a-Thon’u için merkez ofisi bir ortaçağ kalesine dönüştürdü. Insomniac CEO’su Pasquale Rotella, Jon Snow’umsu ortaçağ kral kostümüyle DJ’lerle röportaj yaptı. Merkez ofis, Beyond Wonderland rave-a-thon’unda tamamen farklı gözüktü. Kocaman psikedelik mantarlar, insan boyutunda çiçekler ve DJ’lerin arkasında size gülümseyen bir tavşan dekorlardan birkaçı. DJ’ler setlerini merkez ofiste canlı olarak çaldıkları için setler arasında ekipmanların dezenfekte edildiğini de ekleyelim.

Konser denemeleri

Bu koşullarda en sevdiğimiz müzisyen ve sanatçılarla Instagram Live ya da YouTube üzerinden buluşabilmek güzel. Pek çok müzisyen ve sanatçı için bu etkinlikler hayranlarıyla olan bağlarını korumalarına yardımcı oluyor. Fakat prodüksiyona büyük bütçe ve zaman harcandığı durumlarda bile bu sanal buluşmalar asla gerçek konser veya festivallerin sunduğu deneyimle yarışamıyor.
Konserlerin ne zaman geri döneceği belli değil. Mart ayında ilk konserler iptal edilmeye başlandığında sonbahar için yeni tarihler eklenmişti. Fakat şimdi bu ertelenen konserlerin, yaz sonu ve sonbahar festivallerinin ve 2020 turnelerinin iptal edildiğine şahit oluyoruz.

Konser alanında küçük küçük normalleşme çabaları var. Danimarkalı müzisyen Mads Langer bir “arabalı” konser verdi. Büyük bir alanda yapılan konserde sınırlı sayıda arabaya izin verildi. Danimarka’daki örnek sonrasında Almanya’da bir gece kulübü de bir arabalı konser düzenledi. “Autodisco” olarak adlandırılan etkinliğe 250 araba içinde 500 kişi katıldı.

Dünyanın en büyük konser organizasyon şirketlerinden biri olan Live Nation çeşitli denemeler yapacağını açıkladı. 2020’deki bütün konserlerin iptalinden dolayı Live Nation, çalışanlarının yüzde 20’sini işten çıkarmak zorunda kalmıştı. Live Nation CEO’su Michael Rapino 2021’de konserleri bütünüyle geri getireceklerini açıkladı. 2021’e kadar Live Nation; seyircisiz konserler, arabalı konserler ve sınırlı kapasiteli festival denemeleri yapacak. Denemelerin ilki Mayıs sonunda Yeni Zelanda’da gerçekleşti ve konserler yüz kişiyle sınırlandırıldı.

DJ ve yapımcı Carnage Haziran ayında Kuzey Amerika’nın ilk arabalı müzik festivalini organize ettiğini duyurdu. “Road Rave” olarak adlandırılan etkinlik Florida eyaletinin Orlando şehrinde gerçekleşecek. Dört saat sürecek etkinliğin programında DJ Carnage, Riot Ten ve Gravedgr bulunuyor. 500 araba ile sınırlandırılan festivalde her arabada en fazla 6 kişi bulunabilecek. Restoranlar golf arabalarıyla araçları dolaşarak katılımcılardan yemek siparişi alabilecek. Katılımcılar sadece kendi bölgelerinde, kendi arabalarındaki kişilerle dans edebilecek.

Fütüristik kareler

Çoğu müzik festivali 2020 için iptal edilmiş olmasına rağmen belirli güvenlik kuralları çerçevesinde gerçekleşecek olan müzik festivalleri de var. Hamburg’da düzenlenen Reeperbahn Festival Eylül’de gerçekleşecek. Estonya’da düzenlenen Talinn Müzik Haftası da Ağustos’ta katılımcılarla buluşacağını açıkladı.

Fakat yine de düşük kapasite ve güvenlik kuralları çerçevesinde gerçekleşecek olan konser ve festivaller azınlıkta. Çoğu konser mekânı tam kapasite gecelerde bile kârını alkol ve içecek satışlarından kazanıyor. Düşük kapasitede konser düzenlemek bu mekânlar için ekonomik olarak mantıklı değil. Festivaller de katılımcıları denetleyebileceklerini belirtiyorlar, fakat binlerce kişiyi sürekli denetim altında tutmak kolay olmayacaktır. Dolayısıyla pek çok organizasyon şirketi bu riski almak istemiyor.

Burada Micrashell devreye giriyor. Los Angeles bazlı kreatif stüdyo Production Club tarafından tasarlanmış Micrashell, insanların pandemi esnasında mesafeyi korumadan sosyalleşmelerine imkân sağlayan bir kişisel koruyucu ekipmanı. Adeta bir uzay elbisesine benzeyen Micrashell’de N95 hava temizleyicileri, telefon entegrasyonu, ses haberleşme sistemi ve hoparlör sistemi gibi pek çok özellik bulunuyor. Ekipman, kullanıcıların birbirleriyle konuşmalarına da imkân sağlıyor. Kullanıcı kiminle konuştuğunu kontrol edebiliyor. Örneğin, isterse sistemi herkesle konuşabilecek şekilde yönetiyor ya da sadece belirli kişilere onunla konuşma izni veriyor. Aynı zamanda kullanıcı, farklı ses kaynaklarından gelen sesleri farklı şekilde kontrol edebiliyor. Arkadaşlarıyla olan konuşmalarının sesini açıp müziğin sesini kısabiliyor. Ekipmanda, kullanıcının dış dünyayla temas etmeden içeceklerini tüketebileceği besleme sistemi ve kullanıcının modunu ve ihtiyaçlarını dış dünyaya sergileyen LED ışık sistemi de bulunuyor.

Son olarak, bu alandaki inovatif uğraşların belki de en etkileyicisi Epic Games tarafından geliştirilen online hayatta kalma oyunu Fortnite’tan geldi. Geçtiğimiz sene Marshmello Fortnite’ta bir konser vermiş, konseri 10,2 milyon kişi izlemişti. Marshmello’nun izlenme rekorunu rapçi Travis Scott’ın Fortnite performansı kırdı. Scott’ın konserini 12,3 milyon kişi canlı izledi. Tekrarlarıyla beraber, Scott’ın konseri toplamda 27,7 kişiye ulaştı.

Bu konserin etkileyici olmasının sebebi arkasındaki kreatif yönetim. “Astronomical” olarak adlandırılan etkinlikte Scott’ı Fortnite karakterlerinden biri olarak görebiliyorsunuz. Konser boyunca devasa bir Travis Scott yeri geldiğinde dans ediyor, farklı sahnelere ışınlanıyor, oyuncuları su altına yönlendiriyor.
Travis Scott’ın performansından sonra Fortnite, 350 milyon oyuncuya erişimini, birer saatlik Dillon Francis, Steve Aoki ve Deadmau5 konserleriyle kutladı. Oyunun içinde Party Royale olarak adlandırılan adada gerçeklesen konserlerde oyuncular birbirini öldüremiyor ama birbirlerine hamburger sosuyla ateş edebiliyor ya da güllelerden fırlatabiliyorlar. Bazı oyuncular DJ kabinin önünde dans ediyorlar, bazıları da havada uçarak konseri izliyorlar. İlginç olan, karantina döneminde elimizin altında olan bin bir tür konserden gerçek bir deneyime yaklaşabilen seçeneğin bu sürreal dünya olması. Gerçek konserlerden çok farklı bir deneyim olsa da.

Gerçek konserlerin yerini sanal müzik festivalleri, arabalı konserler ya da sanal ortamlarda yapılan konserler alabilir mi? Tabii ki hayır. Ama yeniden dar alanlarda omuz omuza buluşabilene kadar bu seçeneklere göz atmakta fayda var.  

Nazlı Selin Özkan
Gazeteci

Benzer Yazılar

Sanal karnavalesk dünya

Ad Hoc

Tarih sahnesinden silinen ilk devlet

Ad Hoc

Altın çağ ve Yedi Cüceler

Ad Hoc