Kültür

Geçmişle geleceği maskeleyen sanat: Noh

Geçmişle geleceği maskeleyen sanat: Noh

Sahne sanatlarının tarihine uzanıp dans, drama ve müziğin birleştiği Japonya’nın klasik tiyatro örneklerine bir bakalım. Ve hikâyeleri güçlendirmek adına replikleri müzik eşliğinde sunan, dramadan ziyade derin anlatılar içeren bir öğretinin geçmişini inceleyelim. Kyogen, Bungaku ve Kabuki ile birlikte anılan Noh’un tarihi “maymun müziği” anlamına gelen Sarugaku’ya dayanıyor aslında. Sarugaku’nun ise 700 yıllık bir geçmişi olduğu söyleniyor. Zamanla farklılaşan Noh performanslarının arasında Kyogen de sahnelenmeye başlıyor ancak birbirinden ayrılmayan ikilinin arasında bazı zıtlıklar mevcut. Kyogen de amaç insanları güldürmek olduğu için mizah ön planda tutulurken; Noh, içerdiği sembollerle dini öğretileri ve tavsiyeleri sunmayı amaçlıyor.

Yaşayanlar ve ölüler arasında geçen diyaloglara yer vererek geçmiş inanışları aktarması, onun bir tür şifa kaynağı ve dini tören olarak görülmesine sebep oluyor aynı zamanda. Bu yüzden oyunlarda genellikle ölen savaşçılara yer verildiği söylenir. Savaşçılar bir hayalet olarak hayatlarının geçtiği yere geri dönüyor ve başrol olarak gördüğümüz Shite, yaşayan diğer insanlarla iletişim kuruyor. Shite’nin tam tersi ya da benzeri bir rolle sahne alan Waki ve dört enstrümanla onlara eşlik eden Hayashi orkestrası da Noh’un belli başlı rolleri arasında. Müziğin ve dansın hikâyeleri güçlendirdiğine inananlar Noh’u müzikal bir şölene dönüştürüyor. Uzun süren diyalog performansının arasında yer alan sahneler ise izleyiciye soluk alma fırsatı sunuyor.

Sembollerin vücut bulmuş hali

Oyunların pek çok güçlü imge içerdiği söylenir, -ki dikkat çeken yanı da bu- kimonolardan yelpazelere, maskelerden hareketlere kadar… Oyuncunun attığı adım yolculuğun, yukarı kalkan eli üzüntünün, ellerini birbirine bağlaması ise kaygının temsili. Kimonoların tamamlayıcısı yelpazelerin ise kılıcın değil, sevginin ve bilgeliğin simgesi olarak biliniyor. Simgeleri bilenler için bile oyunun anlaşılmasının epey zor olduğu iddia edilir. Bunun da sebebi, katı kurallar.

Bireysel duygu ve ifadelere yer verilmesi gibi oyuncuların babadan oğula geçen bir yetenek inancı sebebiyle kadınların oynaması da yasak. Haliyle duyguları ve cinsiyetleri temsil eden her biri birbirinden farklı isimlendirilen maskeler kullanılıyor. Doğal boyalarla ve özenle hazırlanan maskeler, bir başka sanatın doğuşuna da zemin hazırlıyor elbette. Bugün bile Japonya’nın birçok yerinde sembol olarak kullanılıyor, hatta dünyanın pek çok yerine satılmaya devam ediyor.

Japonya’dan İrlanda’ya…

Yazar Kan’ami ve oğlu Zeami Motokiyo’un, Noh tiyatrosunun bugünkü halini almasında etkili bir rol üstlendiği söylenir. Geleneğin devamı için Japon prototiplerinin ve maskelerin varlığını sürdüren hatta Noh’un batıyla buluşmasına imkân tanıyan da yine bu isimler.

Oscar Wilde, insanın en az kendi şahsında konuşurken kendisi olduğunu söyler. Gerçeği öğrenmenin tek yolu ise ona bir maske vermektir. İrlanda topraklarında onunla benzer ilhamı paylaşan William Butler Yeats da tıpkı Wilde gibi maskelerin etkisi altındaydı diyebiliriz. Zira özünü maskelerin oluşturduğu Noh tiyatrosuna olan merakıyla “At the Hawk’s Well” oyununu sahnelemişti. Ve 14’üncü yüzyıldan bu yana geleneksel Japon halk oyunlarından ve Japonya’nın en eski tiyatro geleneklerinden biri olan Noh’un ilk kez İngilizce oynanmasını sağlamıştı aslında.

Modern Japon şairlerinden Yoshinobu, budizmin Japon kültürüne yayılması ve toplumsal düşünce biçimi haline gelmesinde Noh’un geleneksel bir ritüel olarak sürdürülmesine dikkat çekiyor. Yoshinobu’ya göre tüm Japon sanatında en yoğun hissedilen gri atmosferin yakalanmasından tutun stilize danslara kadar tüm senaryo bu oyunlar üzerinden yayılır. Yeats’in Noh tiyatrosuna olan merakı da tam olarak buradan gelir. “At the Hawk’s Well” adlı oyunu yazdığı sıralarda, boyalı manzaraları ve sahneleri gereksiz gördüğü üzerine ifadeler kullandığı söylenir. Oysa sanatın devam etmesi için ihtiyacımız olan tek şey hayal gücümüzdür, ona göre. Oyunun yazıldığı süre içinde Yeats’e verdiği destekle bilinen Edmund Murray, Noh Business adlı makalesinde Yeats’in oyunlarındaki asıl amacın enerji, atmosfer ve stil bulmak olduğunu belirtmişti. Hatta bu yüzden Noh tiyatrosundan bu denli etkilendiğini ve maske kullanımına kadar pek çok geleneği uyarlamak istediğini de ekleyerek. Zira Yeats de maske sembolünün altında yatan anlamı sade, kişiliksiz ve derin bir duygu yaratımını olarak inceledi. Kısacası Noh, Yeats için sembollerin vücut bulmuş haliydi.  

Benzer Yazılar

Sakinliğin keşfi

Ad Hoc

Yabancı gezginlerin gözünden Türk kadınları

Ad Hoc

Hurdadan sanata

Ad Hoc