Kültür Manşet

Gerçeğin izdüşümü: Rotoskopi

Rotoskopi neden önemli? Çünkü animasyonun başlangıcıyla birlikte doğup sürekli evrilerek yaşamayı başarmış. İlk başta işleri hızlandırıp verimi artıracak bir teknik olarak tercih edilirken zaman içinde prodüksiyonel anlamda bir prestij kavramına dönüşmüş. Ama önce rotoskopi nedir, ne değildir ondan bahsedelim.

Rotoskopiyi, çekilmiş bir filmin kareleri üzerinden teker teker çizim yaparak, hareketi ve detayları birebir takip edebilmeyi sağlayan bir teknik olarak tanımlayabiliriz.

Bu tekniğin temeli de akan görüntüyle alakalı birçok konu gibi Eadward Muybridge’e dayanıyor. Meşhur koşan atını seyircilere göstermeden önce, kareler teker teker cam diskler üzerine çiziliyor. Daha sonra salonda insanlara bu akış izletiliyor. Ancak Max Fleischer bu iş için apayrı bir düzenek tasarlamış. Bu düzenek film karesini çizerin önündeki cam yüzeye yansıtıyor, çizer de bunun üzerine kağıdını koyup birebir çizimin aynısını yapabilir hale geliyor.

Bunun faydası ne diye soracak olursanız, düzgün yapılmış bir rotoskopi sonucunda çıkan çizgi filmlerde hareketlerin doğallık ve akışkanlığı çok daha inandırıcı ve etkileyici oluyor.

‘Out of the Inkwell’

Max Fleischer, 1914 yılında Winsor Mccay’in yaptığı (ve daha önce bu bölümde de bahsettiğimiz) Gertie the Dinosaur’dan çok etkileniyor ve bu hareketli dünyaya kendisi de girmek istiyor. Kendisi aynı zamanda bir mucit de olduğu için oturup Rotoscope cihazının planını çiziyor ve patentini alıyor. Bugün tüm dünyanın kullandığı bir teknik olsa da, patent 1917’den 1934’e kadar Fleischer’da kalıyor ve ondan başka kimse bu düzeneği kullanamıyor.

Ürettiği ilk çizgi seri Out of the Inkwell. Kahramanı Ko-Ko the Clown adlı bir karakter. Fleischer aslında bu seriyi rotoskopiyi denemek için yapıyor. Serinin adı, Ko-ko mürekkep kavanozundan doğan bir karakter olduğu için Out of the Inkwell olarak seçilmiş. Bu seride Max Fleischer da karakterlerden biri. Bir çok kez kağıt üzerindeki Ko-Ko ve Fleischer’ın didişmesi üzerine kuruluyor bölümler.

Bu arada Fleischer, Ko-Ko the Clown’ı çizmek için kardeşi Dave’i model olarak kullanıyor. Dave giydiği palyaço kıyafetleriyle animasyon dünyasının ilk insan yıldızı haline geliyor. Gerçek hayatında da palyaçolukla uğraştığı için çizgi filmde izlediğiniz karakterin inandırıcılığı çok daha yüksek oluyor.

Dave’in akışkan hareketleri üzerine kurulu Out of the Inkwell dönemindeki muadillerinden çok daha etkileyici bir animasyon kalitesi sunmaya başarıyor ve birbirinden bağımsız bölümler halinde hayata geçiriliyor. Bunları internette bulmak mümkün.

Betty Boop, Popeye ve Superman

Bu dönemde en önemli atılımlardan biri ses. Gerçek zamanlı ses senkronizasyonunun yapılması, ABD’de animasyonun altın çağını başlatan olay diyebiliriz. Bu konuda her ne kadar krediyi Walt Disney’in Steamboat Willie’si almış olsa da ilk senkronize sesli animasyonu üreten de aslında Fleischer. Maalesef bu konuda hak ettiği krediyi pek alamamış.

Neyse, biz yaptığı işlere geri dönelim. Out of the Inkwell’in peşinden yeni çizgi filmler takip ediyor. Bu dönemde Fleischer’in ürettiği en önemli eserler Betty Boop ve Popeye. Bu çizgi filmler bugün bile izlediğinizde teknik olarak tatmin edici bir lezzet veriyor. Özellikle Betty Boop’ta müzik önemli bir yer tutuyor.

Max Fleischer, çizgisel karakteri Betty Boop ile…

Fleischer’in kalite olarak zirve yaptığı yer ise herhalde Superman çizgi filmi diyebiliriz. Rotoskopi tekniğinin en iyi örneklerinden birini gördüğümüz Superman çizgi filminin kalitesi bugün bile muadillerinden hemen ayrışıyor. 1941 yılında başlayan bu seri neredeyse 80 yıl sonra halen alanı takip edenler tarafından büyük bir saygıyla anılıyor. Bu çizgi filmlerin tamamını internette yüksek çözünürlükte izlemek mümkün, izlemenizi öneririm.

Bunun dışında kayda değer eserlerinden biri de bir uzun metraj olan Gulliver’in Maceraları. Aynı tekniği burada da etkin biçimde kullanmaya devam ediyor ancak işler kendisi için çok da iyi gitmiyor maalesef. Kariyeri düşüşe geçiyor.

Ne var ki ölümünden yıllar sonra hâlâ işinin kalitesi nedeniyle hatırlanan önemli bir tarihi figüre dönüşmeyi başarıyor. Bugünün çizgi filmlerinin temellerini atan en önemli isimlerden biri Fleischer. Rotoskopi tekniği ise halen şekil değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Richard Linklater gibi önemli bir yönetmenin yaptığı A Scanner Darkly ve Waking Life gibi filmlerden The Simpsons’ın açılışına kadar saygı duruşunda bulunulan bir teknik olarak farklı yerlerde karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Yazı: Kreatif Direktör Gökhan Yücel

Benzer Yazılar

Modern hippilerin adresi: Semadirek

Ad Hoc

Binalar ve duygular

Ad Hoc

Bir zamanların ‘beyaz gelini’ Siirt

Ad Hoc