Tematik

Görsel kültürde görünür olan tam olarak ne?

Görsel kültürde görünür olan tam olarak ne?

Tarih, görselliğin itici gücüne dair örneklerle dolu. Yine de insan sormadan edemiyor: Peki ya bugün, bir kare insanlığın kaderini değiştirme kudretini halen taşıyor mu? Modern dünyanın tüm icatlarına atfetmeyi sevdiğimiz bir önerme var: “Bir şeyleri demokratikleştiriyor.” Bir sanatı, bir deneyimi, bir anlamı, bir yüksek kültür ürününü erişilebilir kılıyor demokratikleşen icat. Ancak dokunduğu alanı demokratikleştiren her cihaz gibi o alanın sonsuza dek kaybını da beraberinde getiriyor. Bu genelleyici cümleler fotoğraf için de geçerli. Fotoğraf sayesinde kendimizi kayıt altına alabiliyor ve bunu dünyayla paylaşabiliyoruz; anonimlikten görünürlüğe geçiyoruz. Ancak görünür olduğumuzda biraz da görünmez olmamızdan ileri gelen biricikliğimizi ne kadar koruyabiliyoruz?

ABD’li sanatçı Chris Wiley, Depth of Focus başlıklı makalesinde kötümser bir çıkarım yapıyor: “İronik olarak bugün tarihin en zengin fotoğraf bolluğu yaşanıyor ancak bu bolluk fotoğrafçılığın neslinin tükenmesine neden oluyor.”

Tekno amatörler ve dünyalarını yitiren nesneler

Depth of Focus yıllar önce, 2011’de kaleme alınmıştı. Bugünse rakamlar çok daha dudak uçuklatıcı. Facebook’ta günde 350 milyon fotoğraf paylaşımı yapılıyor. Instagram’a günde 95 milyon fotoğraf ve video yükleniyor. Şimdiye dek bu platformlarda paylaşılan imgeler toplamının 290 milyarı aştığı tahmin ediliyor. Snapchat’in ise 188 milyon aktif günlük kullanıcısı bulunuyor. Bu rakamlar yasını tutmaktansa kutlanması gereken bir durumu işaret eder gibi görünüyor. Dijital fotoğrafın analoğun yerini alması ve Photoshop süreçlerinin görsel hakikati ya da orijinalliği manipüle edebilme koşulları bir yana, bu enflasyon belki de artık iletişimimizi tamamen görsel bir kültür üzerinden ilerletmemiz gerektiğine yönelik bir çağrı. Bir başka deyişle, fotoğraf ölmüyor, kendinden başka bir şeye varlık alanı bırakmamacasına yayılım gösteriyor.

Görsel kültürde görünür olan tam olarak ne?Don DeLillo’nun postmodern romanı White Noise’un bir bölümünde “Amerika’nın en çok fotoğraflanan ambarı” anlatılıyordu. Ambarın tüm özelliği buydu; yoğun bir şekilde fotoğraflanması. Turistler ambara yaklaşıyor, fotoğrafını çekiyor ve yollarına devam ediyorlardı. Fotoğrafın şimdiye dek filmden resme pek çok sanat dalıyla flörtü olmuşsa da dijitalle olan ilişkisi çok daha dönüştürücü oldu; hem fotoğrafın hem de fotoğrafı çeken öznenin üretim ve ortaya çıkma hallerine dair bir dönüşümdü bu. Her gün milyonlarca imge üretilirken, tekno amatörler de üretiliyor. Amatörlükten kasıt, fotoğraf oluşturma sürecinin mekanik ya da teknik detaylarına hâkim olmaması değil, fotoğrafladığı nesnenin dünyevi ya da bağlamsal detaylarına hâkim olmaması. Kamerasını yönelttiği her nesneyi Amerika’nın en çok fotoğraflanan ambarına dönüştürerek, o nesnenin anlamını teminat altına alan dünyevi bağlamı görünmez kılması. Bir nesneyi gösterirken ve ona açıklık kazandırırken bir başka şeyi saklaması. O bağlamla bir ilişki kuramaması gibi, bağlamından izole ettiği nesneyle de derin bir odaklanma ilişkisi kuramaması; buna ayıracak ne zamana ne de itinaya sahip olması.

Yeni nesil fotoğrafların ve fotoğrafçılığın ontolojisi bir yana, bolluklarının ürettiği ekonomik gerçekler de var. Bugün tüm kültürel ve ticari ürünler paylaşılmak için var. Oteller, restoranlar ve iş yerleri sosyal medyada edinecekleri görsel görünürlük etkisi dikkate alınarak tasarlanıyorlar. Bu da gelip geçiciliği hızlanan bir imge bombardımanına dönüştürüyor, dağınıklaştırıyor giderek asli yaşam alanımız haline gelen dijital dünyayı. Bu dağınıklık arasında hangimiz bir kare tarafından bozguna uğratılma ve farkındalık kazanma fırsatı tanıyoruz kendimize? Neyi tam olarak görüyor; kalıcı, odaklanmış ve sahici bir ilgiyi neye adayabiliyoruz? Kendimize ya da baktığımız görüntüye olmadığı kesin. Burada da belki insanın hikâyesini yazan teknolojinin sonsuz dönüş ve tekrar jestinden başkası değil.

Benzer Yazılar

Ben “beden” miyim yoksa “beden”e mi sahibim?

Ad Hoc

‘Evinde gibi’ hissettiren ofisler

Ad Hoc

Çocuklar, oyunlar ve sokaklar

Ad Hoc