İnsan

İnsan hakları perspektifinden robotlar

İnsan hakları perspektifinden robotlar

İnsanlara ve olaylara insan hakları bilgisiyle bakabilmek, bu bilgiye sahip olmayı gerektiriyor. Bu bilginin merkezinde de, insan haklarının ne olduğu, dolayısıyla insanın ne olduğu ve hakkın ne olduğu sorularının bilgisel cevapları bulunuyor.

Benim görebildiğim kadarıyla, “birinin hakkı”ndan söz ederken, ona, muhakkak verilmesi/sağlanması gereken bir şeyi kastediyoruz. Ama nasıl ve kimin tarafından verilmesi/sağlanması gerekiyor? Kavga-gürültü bu sorulara verilen farklı cevaplardan ortaya çıkıyor. Böyle bir hak kavramından hareket ettiğimizde, “insan hakları ya da insan olmanın hakları, insan olan istisnasız herkese sağlanması gerekenler” demek oluyor. Ama insan ne gibi özellikler taşıyan bir varlıktır? Ya da insan olmak ne demek? Bu soru, günlük yaşamımızın her alanına sinmiş robotlarla ilgili tartışmalar karşısında, daha da önemli hale geliyor.
İnsan olma, hangi özelliklerden oluşuyor? İnsanı diğer canlılardan ayırt eden özellikler nelerdir? Ve insanı insan görünüşlü bir robottan ayırt eden neler?

Hak, komut almayanlara özgü bir ayrıcalık mıdır?

İnsan hakları, bazı insanların insanlık tarihinde getirdikleri bir fikirdir. İnsanlar, insan oldukları için, yani diğer canlıların yapamadığı birçok şeyi yapabildikleri için -örneğin yaşamımızı daha yaşanır kılan bilgiler ve nesneler, bu arada robotlar da ürettikleri için, bu bilgileri kuşaktan kuşağa aktardıkları için– ve bunları yapabilmeleri için, belirli bir şekilde muamele görmeleri gerekir. Nasıl bir muamele? Bugün birçok insanın gördüğü ve başkalarına yaptığı bazı muameleleri görmemeleri ve yapmamaları (aç bırakılmamaları ve başkalarının aç kalmasını engellemeleri, işkence görmemeleri ve başkalarına işkence yapmamaları; bir konuda kendilerinin oluşturduğu doğru ya da yanlış bir kanaati saldırgan olmayan bir dille dile getirdikleri zaman başlarına bir şey geleceğinden korkmamaları ve başkalarının korkmalarına yol açmamaları vd.) gerekir; öyle ki insanlar, insanı diğer canlılardan ayıran yapısal olanaklarını “komutsuz”/doğal bir şekilde gerçekleştirebilsinler.

İnsan haklarında gözden kaçan bir detay

İnsan hakları belgeleri aslında bu muameleyi saptamaya ve insanlararası ilişkiler için olduğu kadar kamu düzeninin kurulması ve işletilmesi için böyle normlar getirmeyi amaçlıyor. Ne var ki bu belgelerde bu normlar edilgen olarak, yani muamele “görme” ilkeleri olarak dile getirildiği için olacak, onların aynı zamanda insanların başka insanlara belirli bir şekilde muamele “etme”lerini talep eden ilkeler olduğu gözden kaçırılıyor.

İnsan hakları, insan türünün bütün yapısal olanaklarının gerçekleşebilirliğinin koşullarının sürekli yaratılmasını bütün insanlardan talep ediyor. Bu olanaklar arasında, insanın etik olanakları da bulunuyor, yani insan olmanın eylem için gerektirdiklerinin asgari genel koşullarını da dile getiriyor. Ancak “insan olmak” ne demek?

Hakkında soru sorulan, insan gibi canlı bir varlık olunca, bu soruyu cevaplandırmanın bana isabetli görünen bir yolu, o varlığın yapabildiklerine, benzer varlıklardan farklı başardıklarına bakmaktır.

“İnsanlar neleri yapabiliyor, neleri yapamıyor” derken, birbirinden iki farklı yapa-ma-mayı göz önüne almak uygun olur: Öyle şeyler vardır ki, insanlar bu soru sorulduğu anda yapamıyorlar, ama yapılabilir. İnsanlık tarihi bunun örnekleriyle doludur. Ama insanlar öyle şeyler düşünebiliyor ki, bunlar hiçbir zaman yapılamaz ya da gerçekleşemez. Ayrıca, her yapılabilir olanı yapmak, yani eylemde sınır tanımamak, insan olmaya “yakışır” bir serbestlik olmasa gerek.

Robotlarda etik var mıdır, olmalı mıdır?

İnsanla ilgili bu sorular, insanların ürettiği makineler olan robotlar için de sorulabilir. Robot sarhoşluğu ortalığı kapladığı, yapay bir şekilde bir beynin yapıldığından söz edildiği son zamanlarda, robot yapanların inisiyatif ile komut, tedavi ile tamir vd. arasındaki farklar üzerine düşünmesi; “robot gibi” ifadesinin mecazî anlamının bir şeyi “mekanik şekilde” yapmak olduğunu hatırlaması ve bu makinelerin nasıl çalıştıklarını -neleri yapabildiklerini, bugün neleri yapamadıklarını ve ne gibi şeyleri hiç yapamayacaklarını- benden çok daha iyi bildiklerini düşündüğüm bu mühendislerin, robotlarla ilgili olarak yerli yerinde ya da yersiz sorulan “etik” sorunlara ilişkin ama yalnızca insanlar için sorulabilecek sorulara bakmaları yararlı olabilir. Bir insan ile bir makine arasında, hatta zihinsel engelli bir insan ile bir robot arasında ne gibi farklar var acaba?

İonna Kuçuradi
Öğretim Üyesi

Benzer Yazılar

Distopyadan kaçmak heterotopyada özgürleşmek

Ad Hoc

Toplama kamplarını nasıl bilirsiniz?

Ad Hoc

İnsan haklarını 21. yüzyıla uyarlamak

Ad Hoc