Manşet Tematik

Küresel ısınmadan 100 yıl sonrası

Antarktika ve Grönland üzerinde küresel ısınmanın etkileri kendini göstermeye başladı; buna dikkat çekmek için 50 uluslararası kuruluşun görevlendirdiği bilim insanı bir araya geldi. 11 uydudan elde edilen verilerin birleşimi önümüzdeki 80 yıl içinde iklim değişikliğinin sonuçlarına hazırlıklı olmamız gerektiğini işaret etti. Araştırma sonuçlarına göre, iklim değişikliğine karşı hiçbir önlem alınmadığı takdirde deniz seviyeleri 17 santimetre daha yükselecek ve kıyılarda yaşayan 400 milyon insanı sel riskiyle karşı karşıya bırakacak. 1992 yılından 2017 yılına kadar bu bölgelerde 6,4 trilyon ton buz kaybedildi bile.

Buz Levhası Kütle Dengesi Karşıtlık Alıştırması (IMBIE) olarak adlandırılan çalışma sonuçlarını Leeds Üniversitesi’nden Andrew Shepherd, Nature dergisinde yayınladığı bir makale üzerinden aktardı. Tabakalarının kütle, hacim, akış ve yerçekimi değişikliklerinin belirlendiği bu çalışmanın bir diğer temsilcisi ise NASA’da görev alan bilim insanı Erik Ivins. Ivins, uydu görüntülerinden elde edilen bilgisayar simülasyonlarının iklim değişikliği senaryolarını daha çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdiğini de ifade etti.

Dünya plajlarının yarısı yok olabilir

İklim değişikliği nedeniyle deniz seviyelerinde meydana gelen yükseliş sadece kıyıda yaşayan insanları değil pek çok canlının barındığı plajları da vuracak. Nature Climate Change dergisinde yayınlanan araştırma, iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılında dünya sahillerinin yüzde 15’inin yok olacağını gösteriyor.

Avrupa Komisyonunun açıklamaları ise bu yüzyılın sonunda sıcaklıkların 2,8 santigrat derece artacağını ve 2100 yılına kadar dünya plajlarının yüzde 49,5’inin yok olacağını işaret ediyor. Konuyu biraz daha açalım: 132 bin kilometre sahil şeridinin yok olacağı bu felaket tablosu yüzünden tatil için gelen insanlar, orada yaşayan yerliler ve okyanus kıyılarında yaşayan canlılar erozyon etkisinden kurtulamayabilir.

Mücadele için çok geç kaldık

Birleşmiş Milletler geçtiğimiz yıllarda yaptığı bir açıklamayla küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle ilgili yeterli çabanın gösterilmediği üzerinde durarak mücadele için oldukça geride kaldığımız şeklinde bir uyarıda bulunmuştu. 2019 yılının kayıtlara en yüksek sıcaklığın görüldüğü yıl olarak geçmesi endişeleri daha da artırdı. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün hazırladığı yeni raporda kara ve okyanuslardaki ısının artması, buzulların erimesi ve deniz seviyelerindeki yükselişin yanı sıra sosyo-ekonomik kalkınma, göç ve yerinden edilme gibi olasılıkların da altını çizdi.

Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Petteri Taalas “Önümüzdeki beş yıl içinde yeni bir küresel sıcaklık rekoru kırılması muhtemel ve an meselesi” diyerek sera gazı seviyesinin artmaya devam etmesi durumunda küresel ısının yaratacağı bambaşka tehlikelere işaret etti. Avustralya’daki orman yangınlarının yaydığı dumanların karbon emisyonunu artırdığına da değinen Taalas, buzulların koparak erimesinin nedeninin Antartika’daki rekor seviyedeki sıcaklıklar olduğunu söyledi.

2040 yılında 33 ülkede su sıkıntısı yaşanacak

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF)’nın dünyadaki tatlı sular için ‘’yerküre üzerindeki suyun tamamı beş litrelik bir şişeye konsa, biz insanların erişebileceği tatlı su miktarı yalnızca bir yemek kaşığı kadar’’ diyerek erişilebilir tatlı su miktarının dünyadaki su varlığının yüzde 1’inden az olduğuna değiniyor. Yeterli miktarda ve kaliteli bir suyun varlığı, gıda güvencesinin ve sürdürülebilir kalkınmanın, dolayısıyla insanlığın geleceğinin temel koşulu. Bugünse dünyada temiz suya erişim imkânı olmayan yüzbinlerce insan var.

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI)’nün farklı iklim modelleri yardımıyla yaptığı analiz de 2040 yılında 33 ülkenin son derece yüksek oranda su sıkıntısı ile karşı karşıya kalacağını ortaya koyuyor. 2040 yılında en çok su sıkıntısı çekmesi beklenen 33 ülkenin 14’ü Ortadoğu ülkesi. Bahreyn, Kuveyt, Filistin, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Suudi Arabistan, Umman ve Lübnan yüksek su sıkıntısı çekecek ülkeler sınıfında yer alıyor.

Türkiye’de ise 2100 yılına kadar deniz seviyesinde 74 santimetre artış bekleniyor. İstanbul ve İzmir gibi iki büyük şehirde yükselen 50 santimetrede bile 250 bini aşkın insan su taşkınlarına maruz kalacak. Kalıcı toprak kaybı, kıyı ekosistemlerinde bozulma, suyun tuzlanması gibi ihtimaller doğrultusunda deniz canlılarında yüzde 17 oranında azalma görülecek. Gıda arzının ve oksijen miktarının azalması da cabası…

Benzer Yazılar

Akıllı bulmacalar ve enteresan hikâyeler

Ad Hoc

Gelecek, teknoloji ve fetişizm

Ad Hoc

Aslan sofrası

Ad Hoc