Teknoloji

Netizenlerin sahte haberler imtihanı

Netizenlerin sahte haberler imtihanı

ABD Başkanı Donald Trump’un kendisiyle ilgili olumsuz haberler yazan medya organları ve gazetecileri hedef almak için bağlamından çıkartarak popülerleştirdiği “fake news” (literatürdeki yeni kullanımıyla “false news”) yani benim yorumumla “haber taklidi yapan propaganda, dezenformasyon, dedikodu ve yanlış bilgi” kavramı eskiden sadece gazetecilerin gündeminde bir konuydu ve çözümü nispeten daha kolaydı. Bugünse, herkesin gündeminde olmak zorunda olan, son derece çetrefilli bir sorun. Çünkü artık internet erişimi olan tüm bireyler farklı medya enstrümanlarına içerik sağlayan birer üretici konumunda ve bu içerikler dünyanın farklı yerlerindeki insanların hayatını derinden etkiliyor. Öyle ki, bazı ülkelerde bu haber görünümlü sahte veya manipülatif bilgiler nedeniyle insanların depresyona girmesi, hatta öldürülmesi söz konusu. Bu nedenle, ağ toplumunda yaşayan vatandaşlar olarak birbirimize karşı sorumluluğumuz eskisinden çok daha fazla.
Tabii burada “kötü gazetecilik” örneği sergileyerek, geleneksel medya organlarında bilinçli bir şekilde haber görünümlü propaganda veya yanlış bilgi yayınlayarak, halkı kandıran örnekler ayrı bir yer tutuyor. Onları tanıyıp, ciddiye almamak nispeten daha kolay. Ancak dijital platformlarda haber görünümlü bu yanlış/sahte içerikleri tanımak gazetecilik altyapısına sahip kullanıcılar için bile oldukça zor. MIT’den bilim insanlarının 12 yıl boyunca Twitter üzerinde yaptıkları araştırma sayesinde biliyoruz ki, haber görünümlü ama gerçek olmayan, propaganda, dezenformasyon, yanlış bilgi ve dedikodular gerçek haberlere göre 6-7 kat daha fazla ve hızlı yayılıyorlar.

Beş temel neden
Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’nin Mart ayında yayınladığı Yanlış Bilgi ile Otomatikleştirilmiş Mücadele (Automated Tackling of Disinformation) adlı raporda doğru olmayan bilginin hızlı artışına sebep olduğu düşünülen beş temel neden şöyle sıralanıyor:

Çevrimiçi propaganda yayan ve kâr amacı güden yanlış bilgi siteleri,
Politikacılar, siyasi partiler ve hükümetlerin gerçekler yerine propagandalardan beslenmesiyle önü açılan hakikat-ötesi politik ortam,
Taraflı medya endüstrisi,
Kutuplaşmış kitleler,
Arama motorlarının kişiselleştirilmesi, algoritmaların şeffaf olmaması vb. teknolojik gerçeklikler.

Haber görünümlü sahte bilgilerin paylaşımının seçimler, Arap isyanları, protestolar gibi toplumsal stresin ve farklı kanallardan bilgi akışının daha fazla olduğu dönemlerde arttığını görüyoruz. Bu bağlamda, 2016 ABD seçimleri ve İngiltere’nin Brexit referandumu sahte haberlerle toplumların yönlendirilmesi ve demokrasiyle dalga geçilmesi bakımından en çarpıcı örnekler olarak yerini koruyor.

İstanbul yerel seçimlerindeki bombardıman
Türkiye’de henüz o boyutlarda bir etkisi olmasa da, İstanbul’da sündürülen bir zaman diliminde yaşanan yerel seçim sürecinde de haber görünümlü yanlış bilginin gündem oluşturduğunu gözlemliyoruz. Ankara’da CHP’li Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın mazbatasını aldığı fotoğrafın montajlanarak Ekrem İmamoğlu’nun mazbatayı almış gibi gösterilmesinden (CNN Türk sunucularından biri söz konusu fotoğrafı kullandıkları için sosyal medya hesaplarından özür diledi) tutun da, İstanbul’da usulsüzlük yaptığı iddia edilen 30 sandık başkanının gözaltına alındığı iddiası (A Haber, Sabah ve Yeni Akit gazeteleri haber olarak yer verdi) ve Gaziosmanpaşa’da oy verme işlemi başlamadan önce yani hazırlık aşamasında çekilen bir videoyu “Gaziosmanpaşa Ortaokulu’nda sandıklar erken açıldı ve oylar çalındı” diye duyuran kullanıcının yüzlerce kez yeniden paylaşılan tweet içerikleri sadece listeden birkaç seçki.

İstanbul’da büyükşehir belediye seçimlerinin yenileceği 23 Haziran için mizahi amaçlarla hazırlanan ve Ege’de bir belediyenin Twitter hesabından paylaşılan “23 Haziran’da plajlarımız kapalı” posteri de gerçek haber unsuru olarak ulusal bir gazetede kendisine yer buldu ve doğal olarak dijital medyaya da taşındı. Alenen yanlış olduğu bilindiği halde, -üstelik bazen profesyonel gazeteciler tarafından- böyle içeriklerin haber olarak paylaşılmasının psikolojik ve sosyolojik arka planıyla ilgili değerlendirmeler bu yazının konusu olmadığı için burada irdelemiyorum.

Yankı odasındaki açmaz
Yakın zamanda tecrübe ettiğimiz yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı üzere, sosyal medyadan televizyon ve gazetelere sıçrayan haber görünümlü yanlış bilgi ve içerikler; geleneksel medyadan tekrar sosyal medyaya düşerek adeta bir girdap gibi büyüyor. Pek çok kullanıcı/okur da bu bilgilerin uydurma, yalan veya manipülasyon amaçlı olduğunu çoğu zaman maalesef fark etmiyor. Böylece kendimizi yankı odası (echo chamber) olarak tanımlanan yapının içinde bulmuş oluyoruz, üstelik haber görünümlü sahte bilgileri tekrarlayarak.

Yeni mecra Instagram
Haber görünümlü yanlış içeriklerin yayılması konusunda hemen her gün yeni bir veri ortaya çıkıyor. İngiltere’de Mayıs ayında düzenlenen Westminster Medya Forumu’nda konuşan Reuters Gazetecilik Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Nic Newman Cambridge Analytica skandalı sonrasında pek çok genç kullanıcının hesabını kapatarak, Instagram’a geçtiğini ve bu nedenle sahte haberlerin yeni mekânının Instagram olduğunu açıkladı. Böylece, bugüne kadar haber kaynağı olarak görülmeyen Instagram’ın paylaşılan fotoğraflara eklenen mizahi yazılar veya videolu hikâyeler yoluyla artık yalan ve yanlış haberlerin kaynağını oluşturmaya başladığını anlıyoruz.

Öte yandan, kişiselleştirilmiş haber dediğimiz olgu da bugün artık neredeyse haberin kendisi olmuş durumda. Araştırmalar gösteriyor ki, giderek sadece belli konularda, siyasi veya entelektüel eğilimimize, beklentimize göre belli görüşü olumlayan veya yadsıyan haberleri gördükçe, herkesin bunları konuştuğu ve okuduklarımızın/gördüklerimizin gerçek gündem olduğu gibi bir yanılsamaya düşüyoruz. Tüm bunlar da okurların/izleyicilerin/kullanıcıların sorgulama yetilerini köreltip, onları adeta robotlaşan, Enformasyon Hapishanesi’nin gönüllü mahkumları haline dönüştürüyor.

Halkı kandırıp kutuplaştırıyor
Dünyanın her yerinde halkı kandırıp kutuplaştırma misyonuna hizmet eden haber görünümlü yalanlar/yanlış bilgiler toplumsal dinamiklerin ve demokrasinin sağlıklı işlemesi bakımından büyük bir tehdit oluşturuyor. Yalan yanlış bilgilerle kandırılan halkların iradesinin demokrasiyi yansıttığını düşünmek saflık olur. Bu nedenle, yalan haberin yankı odasından veya itildiğimiz bu sahte bilgi hapishanesinden çıkmak için mücadele etmeyi kendimize dert edinmek zorundayız.

Profesyonel medya ifşa edilmeli
Nasıl mı? Öncelikle, dijital platformlardan gelen şok edici, şaşırtıcı, sansasyonel, hukuken veya toplumsal dinamikler gereği absürt görünen her bilgiye şüphe ile yaklaşmak, resmi makamlardan veya birkaç farklı yerleşik medya enstrümanından doğrulatmaya çalışmakla işe başlayabiliriz. Haber adı altında yanlış bilgi veren, manipülasyon yapan profesyonel medya mecralarını ifşa etmek ve baskı oluşturmak da işin bir diğer yönü.

Hız baskısı altındaki günlük yaşantımızda alacağımız bireysel önlemler, her gün kullandığı yeni ve birbirinden sofistike metotlarla kendini gösteren bu sorunu çözmek için elbette tek başına yeterli değil. Nispeten daha demokratik hükümetlerin ve dijital platformların konuyla mücadele için yapay zekâyı işin içine katma çabaları belki yakın gelecekte umut verici çözümler üretebilir. Ama o gün gelene dek, haberi kirletenlerle mücadele etmezsek demokrasi tümüyle bir ütopyaya dönüşebilir.

Şenay Yıldız
Gazeteci

Benzer Yazılar

Tek-Gıda-Loji

Ad Hoc

Küresel tehdit: Aşı karşıtlığı

Ad Hoc

Büyük teknolojiyi parçalamak… ama nasıl?

Ad Hoc