Teknoloji

Plastiksiz denizler için

WWF’in Blue Panda yelkenlisi Akdeniz’in imdat çağrısına kulak verdi ve bu duruma dikkat çekmek için harekete geçti. Seyahatine haziran ayında Fransa’dan başlayan Blue Panda, kasım ayına kadar Akdeniz’de aralarında Türkiye’nin de bulunduğu yedi ülkeyi ziyaret edecek. Tekne bir yandan tehdit altında olan deniz yaşamıyla ilgili bilimsel araştırmalar yaparken, diğer yandan ziyaret ettiği kıyı kentlerinde ve özellikle de turistik merkezlerde Akdeniz’i tehdit eden plastik ve petrol kirliliğiyle ilgili bilinçlendirme çalışmaları sürdürüyor ve kitleleri harekete geçirmeye çalışıyor.

“Plastik Kapanından Çıkış: Akdeniz’i Plastik Kirliliğinden Kurtarmak” başlıklı raporda dikkat çekildiği üzere Akdeniz’deki atıkların yüzde 95’ini plastik maddeler oluşturuyor. Akdeniz’de yaşayan 134 tür deniz canlısı plastik atıkları yiyor. Akdeniz’de bir kilometre karede 5 milimetreden küçük 1,25 milyon plastik parça bulunuyor. Dünyanın en çok ziyaret edilen bölgelerinden biri olan Akdeniz, aşırı plastik kullanımı, yetersiz atık yönetimi ve yoğun kitle turizmi nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya. Büyük plastik atıklarsa fok ve deniz kaplumbağası gibi büyük canlıların yaralanmasına, boğulmasına neden oluyor.

Gözle görünenin ardındaki kirlilik

Poşet, sigara izmariti, balon, şişe, şişe kapağı veya pipet gibi büyük parçalardan oluşan atıklar plastik kirliliğinin gözle görünen kısmını oluşturuyor. Bununla birlikte, mikro plastik denilen 5 milimetreden küçük plastikler daha da büyük bir tehlike yaratıyor. Kilometrekarede 1,25 milyon mikro plastik parçası bulunurken bu parçalar deniz canlıları tarafından yutularak sindiriliyor ve besin zinciri içinde insanlara kadar ulaşarak ciddi sağlık riski oluşturuyor.

Aslında Akdeniz’deki plastik kirliliğinin etkileri tüm dünyada hissediliyor. Hem doğaya hem de insan sağlığına zarar veriyor. Giderek kötüleşen plastik kirliliği, turizm ve deniz ürünleriyle bilinen Akdeniz’in bu konumunu yok ettiği gibi, geçimlerini bu sektörlerden sağlayan toplulukları da tehdit ediyor. Bu kirliliği Akdeniz’in sağlığının ne denli bozulduğunun göstergesi ve gerçek anlamda harekete geçilmesi için bir alarm işareti olarak kabul eden Blue Panda, Akdeniz’in sesini milyonlara ve ayrıca doğal ve kültürel güzelliklerinin tadını çıkartan turistlere ulaştırıyor; daha sağlıklı ve iyi korunan bir Akdeniz için mücadele ediyor. Burada turizmin özel bir önemi var çünkü turizm sezonunda denize karışan plastikler yüzde 40 artıyor.

Kirliliğin en çok etkilediği sahiller Türkiye’de

Blue Panda WWF-Fransa’ya 2019 yılında bağışlandı. Haziran ve temmuz aylarında Fransa ve İtalya’ya da plastik konusunda farkındalık etkinliklerini tamamlayan Blue Panda daha sonra Yunanistan’da Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına dikkat çekmek üzere yapılan farkındalık etkinliklerinde yer aldı.

Blue Panda’nın Türkiye programı 13 Eylül’de başlıyor. Akdeniz seyahatinin en uzun bölümünü Türkiye’ye ayıran yelkenlinin programında, sanattan spora ve farklı bilinçlendirme çalışmalarına kadar pek çok etkinlik yer alıyor. Yelkenli 13-28 Eylül tarihlerinde İstanbul’da, 4 Ekim’de İzmir’de ve 11 Ekim’de Kaş’ta olacak. Türkiye sularında yelken açtığı süre içerisinde Blue Panda’da denizlerdeki plastik, deniz koruma alanları, Boğaz’da yunus gözlemi ve balıkçılık gibi konularda çeşitli etkinlikler yapılacak. Bütün bu etkinliklerin ortak noktası denizlerdeki plastik kirliliğine dikkat çekmek olacak.

Maalesef Türkiye’nin bu kirliliğe azımsanamayacak bir katkısı var; kirliliğin en çok etkilediği sahiller de ülkemizde bulunuyor. Bu yüzden kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmek büyük önem taşıyor. Bu konuda poşetlerin paralı olması, sıfır atık ve sıfır atık mavi projelerinin hayata geçmesi gibi çok önemli adımlar atılmış olsa da hâlen kat edeceğimiz önemli bir mesafe mevcut.

Öncelikle vatandaşlar ve tüketiciler olarak her birimizin tek kullanımlık plastikleri kullanırken iki kere düşünmemiz gerekiyor. Çevresel maliyeti göz ününde bulundurulduğunda birkaç dakika kullanılacak bir ürünü tüketmenin vahim sonuçları var. Üstelik poşet yerine bez çanta, pet şişe yerine termos ya da sürahi gibi pek çok ürünle de bunları ikame etmek mümkün. Öte yandan her birimizin atıkları evimizde ayrıştırması ve doğru atık kumbaralarına atması gerekiyor. Tabii sadece vatandaşların adım atması yeterli değil.

Mart ayında yayımladığımız Plastik Kirliliğini Hesap Verebilirlik Yoluyla Çözmek raporunda da ifade ettiğimiz gibi sorunun çözümü için tüm paydaşların (devletten yerel yönetime, üreticilerden STK’lara) taşın altına ellerini koymaları, adım atmaları gerekiyor.

Umuyoruz Blue Panda’nın Türkiye ziyareti, denizlerimizdeki plastik kirliliğini 2030 yılına kadar durdurmak yönündeki bu çabalarımızı yaygınlaştırma konusunda etkili olur. Blue Panda Blue Panda “keç” tipi tek gövdeli 1987 yapımı çift direkli bir yelkenli; uzunluğu 25,59 metre, genişliği 6,2 metre ve draftı 2,5 metreden oluşuyor. “Keç” ismi İngilizce “Catch (Yakala)” kelimesinden türetilmiş olup bu isim verilirken bu teknelerin balıkçı teknesi olarak kullanılmasından esinlenilmiştir. 17’nci ve 18’inci yüzyıllarda keç yelkenli tekneler ufak savaş gemileri olarak da kullanılmaktaydı fakat 18’inci yüzyıl sonlarında yerlerini brik tipi yelkenlilere bıraktılar.

17’nci yüzyıl öncesi keç, Kuzey Avrupalı yapımı kare-yelkenli bir gemiydi ve Baltık ve kuzey denizlerinde şilep veya balıkçı gemisi olarak kullanılıyordu. Günümüzde ise keçler yole tipi yelkenlilere benzer bir şekilde Velena tipi yelken ile donatılmış eğlence yatı olarak kullanılıyor fakat yole tipi yelkenlilerden farklı olarak arka yelken direği daha uzun ve yelkeni daha büyük.

Tolga Yücel, Doğa Koruma İletişimcisi

Benzer Yazılar

Göz görür, gönül aldanır

Ad Hoc

Bilim iletişiminde değişim zamanı

Ad Hoc

Home office ve dijital teknoloji

Ad Hoc