Kültür Manşet

Sanat ve tasarımın mükemmel birlikteliği: OMM

“Her şeyin giderek standartlaştığı bir dünyada bireylerin kişisel öykülerine yer açmaları gerekiyor” diyor Prof. Dr. Hüsamettin Koçan. Odunpazarı Modern Müze (OMM) tam da böyle kişisel bir yolculuğun duraklarından biri. Eskişehir’den dünyaya açılan bir iş insanı Erol Tabanca’nın dünyadan Eskişehir’e taşıdığı bir değer. Anadolu’dan doğan ve insanı odağına alan bir sanat platformu Odunpazarı Modern Müze. Yaratıcı. İlham verici. Bozkırın ortasında dünyadan ve Türkiye’den çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği bir vaha. Sadece sanatseverlerle değil sanki tüm şehrin insanlarıyla konuşmayı, kaynaşmayı hedeflemiş sıcak bir mekân. Yalnız eserleriyle değil mimarisiyle de şehrin bağrına sığınmış duygusu uyandırıyor insanda.

Eskişehir özellikle son yılların çekim merkezlerinden biri. Kişilerin, kurumların istediklerinde bir şehri, nasıl dönüştürebileceğinin, bir yöreye nasıl değer katılabileceğinin en canlı, en ilham verici örneği. Çağdaş mekanları, müzeleri, üniversitelerin şehre kattığı dinamizm Eskişehir’i bozkırın ortasında bir vahaya dönüştürmüş. Sadece Eskişehirliler için değil, Türkiye’nin çekim merkezlerinden biri. Eskişehir’in en son incisi ise dünya çapında bir eser: Odunpazarı Modern Müze.

İsmini odun satılan pazarlardan alan Odunpazarı, Eskişehir’in merkezinde tarihî bir Osmanlı mahallesi. Osmanlı ve Selçuklu mimari örneklerini koruyarak günümüze kadar taşımayı başarmış. Ve Odunpazarı Modern Müze’nin tasarımcısı olan mimarın en büyük esin kaynağı.

Sürdürülebilir mimarinin öncüsü: Kengo Kuma

Müzeyi sürdürülebilir mimarlığın öncüsü Japon mimar Kengo Kuma tasarlamış. Kuma’nın en son eseri 2020 Yaz Olimpiyatları için tasarladığı Tokyo Olimpiyat Stadı.

Kuma felsefesini şöyle tanımlıyor: “Doğa ile mimariyi, bina ve bulunduğu yer arasında güçlü bir bağ kurarak harmanlamak.” Ve Odunpazarı bölgesinin tarihi dokusunu çağdaş bir bakış açısıyla yorumlarken tümüyle bu felsefeyi hayata geçirmiş. Müze çevresiyle o kadar uyumlu ki, çevresi ona, o çevresine sığınmış duygusu uyandırıyor insanda.

Odunpazarı’nın oturma odası: OMM

Kuma, modern mimaride, beton ve çeliğin hakimiyetindeki tarzın insanlarla yaşadıkları yer arasındaki bağı zedelediğini düşünen bir sanatçı. Bu nedenle Odunpazarı’nın ruhuna uygun şekilde tüm binada ahşabı hâkim kılmış. Geometri, ışık, kümelenme ve ahşap binanın dört ana unsurunu oluşturuyor. Ahşap, binaya sıcaklık ve yaşam enerjisi vermiş. Bina tasarımından dolayı her noktadan doğal. ışığı içeri alıyor. Müzelerin 21’inci yüzyılda sanat merkezinden öte fonksiyonları olacağına inanıyor Kuma. Ona göre müzeler, sanat merkezleri gibi yerler toplumun oturma odaları olmalı. Bu yüzden de OMM’u sıcak ve samimi bir yaşam merkezi olarak tasarladığını belirtiyor.

Guido Caretto’nun “Sevimsiz İnsanların Yüzü Birbirine Benzer
mi?” isimli heykelinden bir detay.

2016 ilkbaharında Eskişehir’i ziyaret eden Kengo Kuma ve yardımcısı Yuki İkeguchi, Tabanca ailesinin projeye tutkusundan, Türk ve Japon kültürünün benzerliklerinden ve Eskişehir’in genç enerjisinden çok etkilenmişler. 2017’de başlayan inşatın tamamlanması ve eserlerin hazırlanmasının ardından 4 bin 500 metrekarelik müze 2019’da açıldı.

Sinan Demirtaş’tan fotoğraf gibi bir yağlı boya tablosu.

Gelenekten geleceğe

Odunpazarı Modern Müze, özellikle mimari tasarımı ve eserleriyle gelenek ve gelecek arasında güçlü bir bağ kurmuş. Üstelik müzenin kurucuları da aynı vizyonla hareket etmiş. Kurucu Erol Tabanca müzenin yönetim kurulu başkanlığını kızı İdil Tabanca’ya teslim etmiş. Çok genç bir yönetici olan İdil de belli ki bu görevi hakkıyla yerine getiriyor. Müzedeki sanat eserleri iki bölümde yer alıyor. Birinci bölümde müzenin daimi, kalıcı eserleri sergileniyor. Bazı eserler özellikle müze için tasarlanmış. İkinci bölümde ise devam edecek sergilerin ilki yer alıyor: Vuslat.

Mehmet Uygun’un Mavi Sıpa isimli eseri

Küratörlüğünü Galeri Nev’in kurucusu Haldun Dostoğlu’nun üstlendiği Vuslat, geçmişten günümüze çağdaş Türk ve uluslararası 60’ı aşkın sanatçının 90 eserinden oluşuyor. Canan Tolon, Erol Akyavaş, Ramazan Bayrakoğlu, Mehmet Uygun gibi pek çok sanatçının eserlerinden oluşan seçki Erol Tabanca’nın koleksiyonundan.

Vuslat sergisinin yanı sıra kalıcı koleksiyonu daha çok insanla buluşturmak OMM yöneticilerinin hedefleri arasında. Resim, heykel, enstalasyon ve yeni medya sanatının örneklerini barındıran kalıcı koleksiyonda Nejad Melih Devrim, Jaume Plensa, Fahrelnissa Zeid, Marc Quinn, Canan Tolon, İnci Eviner, Erol Akyavaş, Burhan Doğançay, Erdağ Aksel, Julian Opie ve Gülsün Karamustafa’nın da arasında olduğu sanatçıların eserleri bulunuyor.

Mekâna özel eser

Sergiler ve kalıcı koleksiyonunun dışında mekana özel tasarlanmış eserler de yer alıyor müzede. En dikkat çekici olanı Japon bambu sanatçısı Tanabe Chikuunsai IV’ün OMM’a özel olarak tasarladığı özel eser. Müzenin ana salonunda yer alıyor. Chikuunsai IV, eserinde yalnızca Japonya’nın Kochi bölgesindeki bir dağda yetişen “kaplan bambu” türünü kullanmış. Eser sanatçı tarafından yerinde (müzede) 12 günde tamamlanmış.

Tanabe Chikuunsai IV’ün mekana özel yerleştirmesi 8 Eylül 2020’ye kadar ziyaret edilebilir.

Eserdeki beş koldan dördünün doğadaki elementleri temsil ettiğini belirtiyor sanatçı: Su, ateş, hava ve toprak. Beşinci kol ise sanatçıya göre beşinci element olan boşluğu temsil ediyor. Dünyaca ünlü sanatçının kalıcı eserleri British Museum, Victoria and Albert Museum ve Metropolitan Museum of Art’ın da olduğu 21 müzede yer alıyor.

Topluma değer katan bir trend: Eve Dönüş

Son yılların en güzel trendlerinden biri: İş insanlarının, sanatçıların doğup büyüdükleri topraklara değer katacak eserleri yaratmaları ya da bu sürece katkı sağlamaları. Kendisi de doğduğu topraklara Baksı Müzesini hediye eden Prof. Dr. Hüsamettin Koçan bu trende Eve Dönüş ismini veriyor.

Erol-Rana Tabanca’nın bu örnek eseri umarım pek çok iş insanımıza, markalarımıza ilham verir. Anadolu’nun her köşesinde insanların sanata, kültüre erişimi kolaylaşır. Hayat güzelleşir.

Yazı: MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan

Bu yazı ilk kez Ad Hoc Aralık 2019 sayısında yayımlanmıştır.

Benzer Yazılar

Suç ve suçlu peşinde koşan bir sanat: Adlî mimari

Ad Hoc

Değersiz Nobeller ve Laputa

Ad Hoc

İnsanlığın yarısını hesaba katmayı unutanların hikâyesi

Ad Hoc