Genel

Sıfır, birden büyüktür

Alışılmış kalıpların dışına çıkma, yeniden başlama, sıfırlanma zamanı. Görünen köy kılavuz ister mi? Belli ki yaşadığımız süreçten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Size de değişim ihtiyacını görmek istemeyen insanlık için değişim zorunlu kılındı gibi gelmiyor mu? Benim hissettiğim ve gözlemlediğim tam olarak bu.

Yeni bir başarı hikâyesi

Yanlışını kabul etmek, insan olmanın erdemlerinin başında gelir. Yanlışları görüp doğru yolu inşa etmek için adım atmak ise insanlığın yeni başarı hikâyesi olacak. Her sektör için geçerli olacak temel olgular var. İş yapış şekillerimiz değişiyor. Teknolojiyi iş hayatımızın ve özel hayatlarımızın daha çok içinde göreceğiz. Bu dönem bunun bir alıştırması niteliğinde. Bencil değil, bizcil olmak. Benler değil, artık bizler konuşacak. Kolektif çalışma ortamlarının öne çıktığı son zamanları da düşünürsek kolektif zekânın daha da yükseleceğini göz ardı edemeyiz. Yeniden iletişim kurmayı öğreneceğiz. Üretim süreçlerini tekrar kurgulayacağız. Üretimin temelini sorgulayacağız. Üretimin amacı, daha çok kazanmak, daha çok tüketmek olmayacak. Üretimde insana faydası olacağı gibi doğaya da faydası olacak süreçler yer alacak. Doğa ve insan için karşılıklı faydanın olmadığı üretim süreçleri elenecek. İnsanlığın ve doğanın refahı için iyilik ve sevgi, yeni sistemin temelini oluşturacak.

Evde kaldığımız bu süreçte sadece Türkiye değil, tüm dünyada insanların kaygısı temel ihtiyaçlar üzerine. Bunların başında da gıda geliyor. Gıda ile ilgili sosyoloji, psikoloji, sağlık, ekonomi ve politika gibi farklı alanlarda ele alınabilecek durumlar ortaya çıkıyor.

Gıdada öze dönüş

Herkes evlerinde aynı sofrada buluşuyor ve paylaşmayı hatırlıyor. Hatta canlı yayınlar aracılığıyla sofralar dijitalde birleştiriliyor. Gıdanın birleştirici gücü evlerden dışarı taşıyor. Evde çalışmaya devam etsek de yaratım isteği insanın peşini bırakmıyor. Sadece gıda ulaşılabilirliği kaynaklı değil, kendini gerçekleştirme isteği ile insanlar mutfakta üretime geçiyor. Arama motorlarında en çok arananlara baktığımızda karşımıza ekmek ve pilav yapmak gibi çok temel tarifler çıkıyor. Öze dönüşle bağlantı kurmamak elde değil. Dijital dünya ile her şeye bağlantılı olsak da fiziksel yakınlık kesildiğinde öze dönüşün ortaya çıktığı aşikar.

Gıdada öze dönüş trendinin çok uzun zamandır gündemde olduğunu biliyoruz. Bu da yerelliğin altını çiziyor. Ülkelerin kapıları birbirine kapanmışken her ülke bu mücadelede kendi kaderi ile baş başa. Bu da yerel üretimi sahneye çıkarıyor. Her endüstride kendi kendimize yetmek zorundayız. Teknolojiyi en iyi şekilde kullanıp verimli üretime geçmek şart. Bunun başında da gıda geliyor. Yerel üretimin tarım politikaları ile desteklenmesi, çiftçiden tüketiciye direkt ulaşım platformları, teknoloji ile kentte tarım alternatifleri, tarlada verimi arttıran iyi tarım uygulamaları gibi hızlıca hayata geçirilmesi gereken adımlar var.

Bedenimizin, doğanın ve insanlığın iyiliği için

En çok konuştuğumuz konulardan biri de bedenimizin ihtiyacı olan asıl ilacın temiz gıda olduğu. Çoğu zaman sorgulamadığımız gıdanın ulaşılabilirliği, güvenliği ve hijyeni şimdi gündem maddelerimiz. Zaten olması gereken bu değil miydi? Sıfır, birden büyüktür. Özellikle de öğretilmişliklerin değişmez doğru olarak nitelendiği zamanlarda. Sağlıklı gıda, temiz gıda, temiz tarım, bağışıklık sistemini güçlendiren gıdalar gibi birçok başlık konuşuluyor. Tabii, burada sadece insana değil, doğaya da iyi olacak yöntemlerden bahsediyoruz. Vücudumuza almamız gereken proteini, karbon ayak izi fazla olan hayvansal kaynaklardan değil, bitkisel bazlı kaynaklardan alımın doğaya verdiğimiz zararı azaltacağını biliyoruz. Rafine şekerin, glütensiz gıdaların vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini biliyorduk ama artık beslenmesinde şekere ve glütene yer vermeyen insanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Üretimin ve kaynakların kısıtlı olduğunun farkındayız, bu süreç farkındalığı daha da arttırıyor. Gıda kayıp ve atığının azalması için tarladan markete olan sürecin verimlileştirilmesi, ev mutfaklarında atığı azaltacak uygulamaların yaygınlaşması gibi birçok başlık daha çok konuşuluyor olacak.

Her şeyin temelinde bir virüs bizi süreçleri yeniden sorgulamaya yöneltti ve ne kadar yanlışımız varsa görüyoruz, çünkü yanlışları görmezden gelebilecek bir durumda değiliz. Süreçleri doğru yorumlayıp ihtiyaçları insanlık ve doğanın karşılıklı yararı üzerine karşılayabilenler ayakta kalacak ve dünyanın da ayakta kalması için önemli bir rol oynayacak. Kolektif zekâ ile yeniden başlamanın şimdi tam zamanı.  

Merve Akgül
Gastronomi & Pazarlama Stratejisti

Benzer Yazılar

Georges Balandier’in yeni Yeni Dünyaları

Ad Hoc

Milyon dolarlık soru: Yapay zekâ dünyayı ele geçirecek mi?

Ad Hoc

Tıp, erkeği standart aldığında

Ad Hoc