Ekonomi Manşet

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde Batı’nın parası, Güney’in mücadele azmi

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde Batı’nın parası, Güney’in mücadele azmi

Association of Women’s Rights in Development’tan kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği temsilcileri Kasia Staszewka, Tenzin Dolker ve Kellea Miller’ın çalışmalarına göre son iki yılda hükümetler ve uluslararası kurumlar toplumsal cinsiyet eşitliğini global olarak destekleme hedefiyle 1 milyardolarlık bütçe ayırdılar. Bu meblağ içerisinde, 500 milyon euro ile Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in ortak projesi SpotlightInitiative, 120 milyon euro ile Fransa’nın feminist dış politikası, 114 milyon dolarla Norveç’in toplumsal cinsiyet temelli şiddeti sonlandırma politikası ve 290 milyon euro ile Kanada’nın kadın liderliği, LGBTQ2 fonu ve Eşitlik Fonu gibi projeler bulunuyor.

Staszewka, Dolker ve Miller, bunların sevindirici gelişmeler olarak tanımlamakla, birlikte hükümetlerin harcadıkları bu paraların çok küçük bir kısmının (yalnızca yüzde 1) dünyanın güneyindeki feminist çalışmalara ulaştığını iddia ediyorlar. Bu çabaların gelecekteki etkilerini azaltan bir başka nedense, çok daha yüksek meblağların toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini besleyen askeri harcamalar, doğal kaynaklara dayalı büyüme politikaları ve adaletsiz ekonomik sistemlerin devamlılığınaaktarılması. 2017 yılında hükümetler toplumsal cinsiyet eşitliği için 4,6 milyar dolar ayırırken, askeri harcamalara 1,7 trilyon dolar aktardılar.

Araştırmacılar yeni bir fonlama modeliyle, toplumsal cinsiyet eşitliğinin çok daha etkili bir şekilde inşa edilebileceğini ve yerel, ulusal ve global seviyede çok daha kalıcı toplumsal değişimler yaratılabileceğini savunuyorlar.

Bu yeni modelin ilk adımı fonun doğrudan küresel güneydeki feminist hareketlere aktarılmasından ve bu grupların kendi bağlamlarına ve coğrafyalarında yaşanan belirli sorunlara özgü, uzun dönemli mücadele pratiklerini geliştirmelerinin sağlanmasından geçiyor. İkinci adım da Batılı kurumların global güneydeki hareketlerle işbirliği yapmak için yaklaşımlarını biraz değiştirmelerini gerektiriyor. Güneydeki grupların Batı’nın bürokratik gereksinimlerini karşılamaması, bütçelerinin küçük olması, muhasebe kayıtlarının denetimsiz oluşu ya da ölçümleme yöntemlerinin yeterince gelişmemiş olması nedeniyle onlarla işbirliği yapmaktan imtina eden Batılı kurumlar, Güney’deki partner’leriyle eşitlik esasında bir işbirliğine girmeli ve dışarıdan yönlendirmeye ve yönetmeye çalışmamalı.

Benzer Yazılar

Animasyonun müzikle tanışması

Ad Hoc

Hakikaten reklamlar eskisi kadar etkili mi?

Ad Hoc

Çernobil’in sokak köpekleri

Ad Hoc