Teknoloji

Yapay zekâ vahşi doğayı kurtarabilir mi?

Yapay zekâ vahşi doğayı kurtarabilir mi?

Birleşmiş Milletler raporu, geçtiğimiz günlerde önümüzdeki 10 yıl içinde 1 milyona yakın hayvan ve bitki türünün yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını açıklamıştı. Gezegenimizi, yaşamlarımızı birçok yönden zenginleştiren milyonlarca bitki ve hayvan türünden bahsedince bir şeyler yapmanın zamanının geldiğini hissediyoruz. Zira yaban hayatının, vahşi doğanın ve yok olma derecesine gelen canlıların kaderi sadece bir türün elinde, o da insan.

Doğal alanları tarıma, yeşillikleri kentlere, verimli topraklarımızı istilacı kişilerin ya da şirketlerin eline bıraktık. 1970’li yıllardan bu yana pek çok tür endişe verici hızla yok oldu, biyolojik çeşitlilik ise modern topluma mahkûm edildi. Ancak endişeleri kısmen azaltan, farkındalık sağlamayı amaçlayan ve gücünü koruma için harcayan projeler de yok değil. Kâr amacı gütmeyen çevre kuruluşlarından Conservation International, teknoloji devi Google ile birlikte bir ilke imza atarak yeni bir yapay zekâ algoritması geliştirdi. “Kamera tuzağı” olarak adlandırılan bir hareketle depolanan fotoğrafları kullanarak 4,5 milyondan fazla canlının haritasını oluşturdu. Sebebi ise vahşi doğada yaşayan canlıların soyunu tehdit eden nedenleri daha iyi anlamak.

Fotoğrafların ve algoritmanın gücü: Wildlife Insights

Google yapay zekâ sisteminin verilerini kullanacağı Wildlife Insights adında bir portal oluşturdu. Vahşi doğada yaşayan canlıların yerini her an saptayabilen bu portal için yapılması gereken tek şey çekilen fotoğrafları sisteme yüklemek. Site vahşi hayatı haritalandırmayı ve veri tabanının büyümesiyle analiz etme ve popülasyon hakkında sağlıklı bilgiler biriktirmeyi amaçlıyor. Yok olma ihtimali olan türler çok daha yakından tanınabilecek, sağlıkları hakkında daha isabetli çıkarımlar yapılabilecek böylelikle.
Bölgelere yerleştirilen gizlenmiş kameralar sayesinde sürecin nasıl işlediğini gözlemleyebiliyor üstelik. Şimdiden milyonlarca fotoğrafın toplandığını ve her gün daha çok bilgi edinebildiğimizi de söylemek mümkün. Yapay zekânın gücü ise tam olarak burada devreye giriyor. Araştırmacıların saatte 300 ila bin görüntü inceleyebildiği bir sistemde yapay zekâ teknolojisiyle 3,6 milyon fotoğraf analiz edilebiliyor. Açık kaynak kodu sayesinde oluşturulmuş TensorFlow adlı algoritmayı kullanan Google, bazı modellemeler oluşturmakla işe başladı. Bunlardan ilki gereksiz ayrıntıları sınıflandıran ve işe yarayan bölümlerin zarar görme olasılığını en aza indirme amacıyla eğitilen “Blank Image Filtering” adlı modelleme, ikincisi ise kameralarından gelen verilerin işlenmesi, isimlendirilmesi ve kataloglanması için çalışan “Species Classification”. Bu sayede tüm dünyadaki müzelerin bugüne kadar topladığı verinin çok daha fazlası işlenebiliyor.

Yapay zekâ hayvanların ve ağaçların yok edilmesini nasıl önleyebilir?

İnsanların yüzyıllardır çevreye bıraktığı hasar ortada. Belli ki bundan sonraki süreçte de hayvanları avlamaya ve bir şekilde ağaçları yok etmeye devam edenler olacak içimizde. Birilerinin bu düzenin önüne geçmesi lazım. ABD Ulusal Bilim Vakfı (NSF), yapay zekâ uygulamalarını bu konuya yönelterek bir çözüm aradı: PAW (Protection Assistant for Wildlife Security)

Uygulama 2013 yılında hayata geçirildikten hemen sonra Malezya ve Uganda’da test edildi. PAW, araziyi ve bölgenin topografyasını analiz ediyor, hayvanların en çok kullandığı yolları takip ediyor ve avcıların da nerede bulunabileceğini tahmin ediyor. Kaçak avcıların düzeni öğrenildiğinde her şey çok daha kolay oluyor elbette.
Yasalara aykırı ağaç kesme adına mücadele verenler de çoğu zaman bunun takibini yapamadığı için pek çok suça karşı gelemedi. Ancak birtakım araştırmacının geliştirdiği SORT (Simultaneous Optimization of Resource Teams) adlı bir diğer uygulama devreye alındı. İşin içinde yine yapay zekânın parmağı var. Bölge haritalarını göz önünde bulunduran ve bütçe kesintilerini hesaba katan bir modelleme yapılıyor ve uyarı sistemi geliştiriliyor. Tabii gönül isterdi ki izinli bile olsa hiçbir ağacımız kesilmesin…

Benzer Yazılar

Önyargının makine ve insan olarak portresi

Ad Hoc

Her şey elektrikli olacak

Ad Hoc

Niye patent başvurusu yapılmalı?

Ad Hoc