Teknoloji

Yeni hayat yeni hukuk

Yeni hayat yeni hukuk

Nesnelerin interneti (IoT) dediğimiz kavram cihazların, sistemlerin ve insanlar dahil canlıların iletişim teknolojileri sayesinde sürekli olarak veri alışverişi içinde bulunduğu durumdur. Bu veri alışverişi cihaz henüz üretilirken içinde bulunan veya sonradan sisteme entegre edilen, canlılarda ise takılabilen, giyilebilen veya organizmaya zerk edilebilen alıcı ve vericilerle otomatik olarak veya komut üzerine sağlanır.
Bağlamı ortaya koymak için her zaman somut veri üzerinden hareket etmek gerekir. Siz bu yazıyı okurken 27 milyara yakın cihaz birbirleri ile IoT ile veri alışverişinde bulunuyor ve veri üretimi miktarının akıl almaz boyutlara varmasına her saniye katkıda bulunuyor.

Bu cihazların yüzde 30’u sağlık hizmetleri, yüzde 8’i perakende, yüzde 8’i güvenlik, yüzde 4’ü ulaşım sektörlerinde kullanılıyor. Sağlık takip sistemleri, ürün takip sistemleri, tüketici analizleri, online müşteri hizmetleri, araç takip sistemleri, otomatik park ve sürücüsüz araç sistemleri, biometrik verilerle kimlik tespit ve teyit sistemleri, akıllı bina ve şehir sistemleri, uzaktan algı ve kontrol sistemleri gibi uygulamalar hepimizin çok sık karşılaştığı IoT’nin bu sektörlerdeki kullanımının güncel örnekleri arasında.

Bu sistemlerin en çok kullanıldığı bölgelerse sırasıyla Avrupa (yüzde 29), Çin (yüzde 27) ve ABD (yüzde 19).

Yaşamlarımızın birer e-hayata dönüşmesi

IoT’nin bu kadar kısa sürede, bu kadar yoğun olarak hayatımıza girmesi ciddi hukuki meselelere yol açıyor. Bunların en başında veri güvenliği, veri mülkiyeti, fikri mülkiyetler üzerindeki haklar ve bunlar üzerindeki tasarruf biçimleri, mahremiyet, üründen kaynaklı sorumluluk ve tazminatlar, siber güvenlik, ihlal veya durumlara hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı ve ispat hukukunda karşılaşılan sorunlar geliyor.

Yıllar içinde pek çok bireyin dijital ayak izleri, yerleri ve kişisel verileri çok basit şekilde erişilebilir ve işlenebilir hale gelirken, bir çok ana server ve internet hizmet sunucusu hack’lenerek ticari sırlar ve ticari faaliyetlerin zarara uğratıldığı, veri ve işlemlerin manipüle edildiği durumlar yaşandı. Bir çok durumda meydana gelen zarar ile ilgili sorumluluğun kime ait olduğu noktasında tespit zorlukları ortaya çıktı ve ispat hukuku bakımından haksız fiili veya suçu işleyenlere ulaşmak çok zor veya imkânsız hale geldi.

Diğer taraftan doğru ve iyi niyetli kullanıldığında çok büyük ihtiyaçlara cevap veren, büyük sorunlar çözen ve hayatımızı çok daha kolay hale getiren bu sistemlerin kullanımı, bence nimeti külfetinden büyük olduğu için, artmaya devam etti ve çıkmamak üzere hayatımıza tam olarak giriş sağladı.

Bu penetrasyon artık hayatlarımızı en az çevrim dışıolduğu kadar, çevrimiçi ve dijital olarak yaşadığımız, birbirimizle, devletle, şirketlerle ve cihazlarla sürekli ve yoğun bir veri alışverişi içinde olduğumuz bir e-hayat haline getirdi.

Artık aklın yolu blockchain’den geçiyor
IoT ile ilgili özellikle hukuki meselelerle ilgili zafiyetin blockchain ile giderilebileceği; ispat, kayıt, gayrımerkezilik ve şeffaflık gibi sorunların blockchain ile çözülebileceği artık kabul edilen ve üzerinde yoğun olarak çalışılan bir önerme.

IoT sayesinde elde edilen veriler, blockchain içinde işlenebildiğinde aracılar ortadan kaldırılabilir, şeffaflık sağlanabilir, kayıt ve ispat sorunları aşılabilir ve bir edimin ifa edilip edilmediği tartışmadan ari kılınabilir. Yani bir sözleşmenin yapılması, edimlerin yerine getirilmesi ve bunun ispatı çok daha rahat, masrafsız ve ihtilafsız hale getirilebilir.

Bu kavram da günümüzde akıllı sözleşme sistemini hayatımıza sokuyor. IoT ve blockchain sayesinde ana menfaat sahiplerine dağıtılmış kayıt sistemi (distributed ledger system) üzerinden doküman ve veri erişimi sağlanabiliyor, sözleşme hükümleri nodlar içine embed edilebiliyor, hash algoritmaları ile güvenlik, kimlik teyidi ve menşe teyidi yapılabiliyor, konsensüs modelleri ile istismarların önüne geçilebiliyor ve bu imkânlar sayesinde her aşamada veri alışverişi, ifa takibi ve tespiti, güvenlik ve şeffaflık sağlanabiliyor, paralı teyit ve aracılık sistemlerine ihtiyaç ortadan kaldırılıyor ve ihtilaflarla mücadele edilerek başlangıçta, ifa esnasında ve sonrasında masraflar ve riskler azaltılarak kontrol edilebiliyor.

Burada en önemli konu IoT cihazlarının doğru çalışması, verileri sürekli ve hatasız iletmesi, diğer bir deyişle belli bir faaliyet veya sonuç için gerekli olan tüm verinin hatasız ve kesintisiz olarak algılanıp, iletilip, işlenebilmesidir.

IoT sayesinde bu süreçler diğer tüm masraflardan daha ucuza mal edilebildiğinde, sözleşmelerimizin ve hukukumuzun da kendi kendini ifa edebilmesi mümkün olabilecektir.

Burçak Ünsal
Avukat

Benzer Yazılar

Esenlik, teknolojinin ve tüketimin merkezinde

Ad Hoc

Felsefeden bilimkurguya, bilimkurgudan gerçeğe: Sanal gerçeklik

Ad Hoc

Biyogenetik, kuantum bilgisayım ve hukuk

Ad Hoc