İnsan

“Yolda yürürken yapabileceğiniz tek şey hayal kurmaktır”

Geri dönüşüm işçileri 2004 yılında karşılaştıkları yeni durum ve kendilerine yöneltilen saldırılara karşı kendilerini korumak amacıyla Geri Dönüşüm İşçileri Derneği çatısında örgütlendiler. Bugün derneğin Adana, İstanbul, Antalya ve Ankara’da 3 binin üzerinde üyesi var. Soruları Dernek Başkanı ve kendisi de geri dönüşüm işçisi olan Ali Mendillioğlu cevapladı.

İstanbul’da sokağa atılan çöpün günlük hacmi ne kadar?

Ortalama 15 bin ton civarında. Bu, geri dönüşüm işçilerinin topladığı miktar. Kilogram olarak düşünürseniz 15 milyon kilo. Ama lisanslı şirketlerin aldıkları ve belediyelerin çöp toplama merkezlerine taşıdıkları çöple birlikte bu miktar çok daha fazladır

Bu çöpün geri dönüşüm işçileri açısından karşılığı nedir? Bu 15 bin ton çöpten geri dönüşüm işçileri ne kadar para kazanır?

Her atığın farklı bir fiyatı var. Çöpün, yeniden kazanılabilir bölümünün geri dönüşüm işçilerine sağladığı gelirin reel olarak hesaplanması, yeniden kazanılabilir çöpün niteliğine göre ayrıştırılmasıyla mümkün. Karışık bir tonaj hesabıyla çıkartacak olsak, kâğıt, plastik gibi tüm yeniden kazanılabilir atıklar dahil, bir tonun getirisi bin lira civarında. 10 bin ton için de 10 milyon lira olduğu düşünülebilir.

Kaç kişi hayatını çöpten kazanıyor?

Bunun için çöpte çalışan, iş yapan insanların skalasını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Tam gün çalışan, ek iş olarak yapan, çöpten sadece hediyelik eşya toplayanlar var. Bir atık işçisi günde ortalama 150 kilo atık toplar. Bu tahminle, bir günlük 10 milyon kilo olan geri dönüştürülebilir atığı yaklaşık 70-75 bin atık kâğıt işçisinin topladığı söylenebilir. Ancak bunlar sadece sokakta çalışanlar. Belediyelerin çöp alanlarında da çalışan, orada çöpü tekrar ayrıştıran geri dönüşüm işçileri de var.

İstanbul’da geri dönüşüm işçileri bir gün çöpe çıkmasalar ne olur?

İstanbul’da sokaktaki çöpü toplama işinin iki ayağı var. Biri geridönüştürülebilir çöpü toplayanlar, geri dönüşüm işçileri; diğeri de çöpü toplayanlar, yani belediyenin temizlik işçileri. Şişli’de belediyenin temizlik işçileri bir gün çöpe çıkmadılar, Şişli’de çöp dağları oluştu. Bu örnekten olabilecekleri tahmin etmek mümkün.

Geri dönüşüm işçileri çöpten neleri toplar?

Çöpten en çok kâğıt çıkar. Ancak kâğıt da niteliğine göre değişir. Oluklu mukavva olur, beyaz kâğıt olur, gazete kâğıdı, yumurta kartonu olabilir. Özellikle oluklu mukavva ciddi bir yer tutuyor çünkü her şey oluklu mukavvayla paketleniyor. En değerli kâğıt beyaz kağıttır ama kâğıdı ayrıştırmak çok kolay bir iş değil. 10 tane kağıtçı 200 kilo kâğıdı depoya götürdüğünde iki ton kâğıt yapıyor. İki ton kâğıt yüklenip ayrıştırılması açısından korkunç bir miktar, ayrıştırılması çok zahmetli. Dolayısıyla kâğıt, ayrıştırılarak değil karışık satılır. Bu kâğıdın kilosu bugün 30 kuruş, tonu 300 lira. Geriye kalan yarısının yüzde 25-30’u pet ve plastik ürünleri. Pet yoğun çıkar. Pet atığın kilosu şu an 2,5 lira, yani tonajda 2.500 lira. Ama tabii bunun içine diğer plastikler girdiği zaman, yani naylon poşet, sert plastik, plastik kasa gibi atıklar, bu fiyat daha aşağıya doğru inmeye başlar. Bir de daha küçük bir dilim olarak alüminyum ve daha değerli madenler var. Onlar daha düşük miktarda çıkar ama tonaj olarak daha yüksek fiyattadır.

Çöp azaltılabilir mi?

Aslında çöpün varlığı insan doğasına aykırı. Dolayısıyla, azaltılabilir mi diye sormaktan ziyade, çoğalmasının nedenlerini araştırmak lazım. Daha önce çöp diye bir şey yoktu ki… Türkiye açısından bakacak olursak, bundan daha 30 yıl önce çöp yoktu. Pet şişeyi nerede buluyordunuz? 30 yıl önce hayatımızda pet şişe diye bir şey var mıydı? Alüminyum kutu, naylon poşet de öyle. 30 yıl önce naylon poşeti parayla satın alırdınız, pazara filan gittiğinizde doldurmak için file vardı.

Geri dönüşüm işçileri homojen bir grup değil. Geri dönüşüm işçilerini ayrıştırmanız gerekse nasıl ayrıştırırdınız?

Öncelikle ortak noktasını söyleyeyim, bunu zaten elimden geldiğince vurguluyorum: Geri dönüşüm işçiliği bir iş değildir, bir yaşam alanıdır. Bu ayrışım beraberinde bize şunu da gösterir, eğer birisi çöpte çalışıyorsa bu bir tercih değil, yaşamak için yapmak zorunda olduğu bir şeydir.

Bu tarifin kendisi bize otomatik olarak şunu söylüyor: Yaşamak için başka şansı olmayan insanların toplamıdır. Bu toplamı, daha kültürel fenomenlerle ayrıştırabiliriz gibime geliyor. Mesela köyü boşaltılan Kürtler ve çingeneler farklı iki kültürel fenomendir. Ama sınıfsal olarak birbirine çok benzer. Göçmenler, özellikle de Afganlar bu piyasada çok yoğun. Bu başka bir kültürel fenomendir ama karakter olarak benzer. Sokakta yaşayanlar küçük bir grup. Bunlara ek olarak az sayıda kadın da bu kütlenin ana hacmini oluşturuyor. Bunlara eklenenler mevsimlik tarım işçileri, tarımdan kâğıda geçip memleketine ondan sonra dönenler, kapıcılar, bunu ek iş olarak yapanlar var. Ama bunlar küçük bir grup. Ana kütleyi Romanlar, köyleri boşaltılan Kürtler olarak tanımlamak mümkün. Suriyeliler azdır.

Geri dönüşüm işi sokaktaki işler arasında nasıl bir yerde? Mesela bir altı hırsızlık, dilencilik, bir üstü, basit de olsa bir sermaye gerektirdiğinden, sokak satıcılığı mı?

Hepsi iç içe. Aynı zamanda çok geçişken bir alan. Toplayıcılık yaparken sözünü de ettiğiniz alanlara geçenler olduğu gibi, o alanlarda çalışanlardan da sokak toplayıcılığına geçenler var. Bu da çok doğal. Aynı evin içinde, güzelleme yapmayalım, “torbacı” da bulabilirsiniz, toplayıcı da. Çünkü aynı sınıfsal karakterdeler, aynı zemindeler.

Bir gerid önüşüm işçisinin profilini nasıl tarif edersiniz?

Kendisi dışındaki insanların kendisine dair nasıl bir fikri olduğunu bilir. Potansiyel bir suçlu olarak algılandığının, bir nefret objesi olduğunun farkındadır. Çalışmak zorunda olduğu için bunu tetiklememeye çalışır. Göz teması kurmaktan, insanlarla tartışmaktan kaçınır.

Diğer taraftan da büyük çoğunluğu politize insanlardır. Bu politizasyon okuma, inceleme ya da sorgulamayla gelişmez; bizatihi yaşadıkları deneyimdir. Dolayısıyla onun da topluma bir bakışı vardır. Ama diğer taraftan da böyle bir işi yapmasını kendi içinde meşrulaştırması gerekir, başka türlü bu işi yapamaz. Meşrulaştırma argümanı da kendisini feda etme anlayışıdır. Kendisinde bu işi bir yakınının bir hayat kurabilmesinin bedelini kendisinin ödediğine ilişkin bir meşrulaştırma alanını yaratmaya çalışır. Bu nadiren gerçek olabilir; çünkü bu işte yaşamın en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak bir geliri vardır.

Neden çoğu kulaklık takıyor?

Ben onu çok değerli bir şey olarak görüyorum. Pek çok felsefeci de temaşa meselesine kafa yormuştur. Yolda yürürken yapabileceğiniz tek şey hayal kurmaktır. Hayal kurmayı tetikleyen bir iş yapıyorsunuz, geçmişi ve davranışlarınızı sorguluyorsunuz ve bunu estetize etmeye başlıyorsunuz. Bir de çöp bilinmeyenin kendisidir, çöpte ne bulacağınızı bilemezsiniz. Bilinmeyen de hayal gücünü çok tetikler. Her poşet size yeni bir heyecan, gerilim alanı yaratır.

Yollarda her gün sekiz saat, izole bir şekilde, hiç kimseyle konuşmadan yürüseniz siz de hayal kurarsınız. Bunların hepsi günlük ve rutin bir şekilde devam eder. Müzik de burada önemli bir yer tutar, tetikleyici bir rolü vardır. Bir de telefonla uzun konuşurlar. Konuştukları mutlaka uzaktaki, İstanbul dışındaki birisidir. Memleketindekilerle, kardeşiyle, nişanlısıyla yakınlarıyla konuşur. Geri dönüşüm işçileri birbirleriyle telefonda konuşmazlar.

Geri dönüşüm işçileri nerelerde yaşarlar?

Geridönüştürülebilir atık, orta üst sınıfların yaşadıkları yerlerden çıkar. Dolayısıyla buralarda bir yoğunlaşma vardır. İş yürüyerek yapıldığı için de depoların da bu bölgelere yakın, yaya mesafede olması gerekir. İnsanlar da bu depolarda yaşarlar. Ev gibi görünen metruk binalarda.

Geri dönüşüm işçisinin çöpünde neler olur?

Geri dönüşüm işçisinin çöpü olmaz.

Bu alan çok erkek bir dünya. Burada kadınlar nerede duruyor?

Kafamızda duruyor.

Çöpün sahibi kim? Çöp kimin malıdır?

Yasal açıdan iki yorum var. Yasa diyor ki, çöpün sahibi, çöpü üreten ambalaj firmalarıdır. Bir başka yorumda, Eskişehir’de bir süpermarketin açtığı davaya da konu olan, çöpün sahibinin ambalaja da para ödeyen süpermarket sahibi olduğunu söyler. Felsefi açıdan bakarsak, çöp sahipsiz bir maldır. Kendi gönül rızanla bir malı bıraktıysan, onda hak iddia edemezsin. Dolayısıyla çöp sahipsiz mal vasfını kazanır diye yorumluyoruz. Kendi gönül rızanla bırakıyorsan ben de onu alabilirim.

Benzer Yazılar

İnsanın en iyi hali: İçimdeki Lider

Ad Hoc

Distopyadan kaçmak heterotopyada özgürleşmek

Ad Hoc

Uzun sürmüş bir yanılgının akşamı: Depresyon

Ad Hoc